"Yaşamak zaten budur. Oysa sen sende 'ol' denmiş olan kim, bilmiyorsun. Bir çakma kimlikte her gün oradan oraya savruluyorsun. Anlaman lazım, burada ya kendin olurun ya yok olursun. Kendinden başka bir şey olamaz; ancak ortada sürüklenen, tanımlanamayan bir yokluk olursun. Sen yok isen, senin bir yaşamın nasıl olur? İşte bak, yoklukta debelenip duruyorsun. Kendine gel!"
"Değerini bilip, değeri yaşama geri vermeli ve tekrar değer almalıydı böylelikle. İşte bu yüzden herkes olmaya geldiğinin hep daha iyisini olmayı hedefleyip, yapmaya geldiğinin en iyisini yapmaya çalışmalıydı bu dünyada. He birimiz bunu hedeflemeli, yaşamımızda bunu hedefleyenlere yer vermeliydik. Ancak o zaman yaşanan deneyimler hep daha iyiye gideiblirdi. Yaşam o zaman bir harikalar diyarı olabilirdi."
"Bırak artık kendine kılıç sallamayı, bırak kılıç olarak başkalarını kullanmayı. Yol bu değil, kurban asla kazanamaz bunu unutma! Kurban olma. Kurban etme yaşamını artık bu aptal kandırmacaya."
"Onun yüzünden diye bir şey gerçekte yoktur. Onun yüzünden demek, gerçekte o kim ise kendini yok etmek için o kişiyi kullanma gayretindir. Kendine olan nefretinin sonucunu, kendini sabote edişini ve yok sayışını bir kez daha zafer çığlıkları atarak ortaya koyma çabandır. Onun yüzünden değil... Her zaman senin kendini bu kendilik nefretine kurban etmek yüzünden..."