Batuhan Koç

Batuhan Koç
@Batuhankoc
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
İzmir
20 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hayır, olamaz! Her şey yalan! Bu düğün olmayacak! Subay olsa kaç yazar! Soyut bir saygı kavramından başka bir şey değil bu kelime. Gözle görülür, elle tutulur bir şey değil. Subay olanlara üçüncü bir göz mü hediye ediliyor? Burnu altından veya gümüşten mi yapılmış oluyor? Aynı diğer insanlar gibi onun da bir burnu var ve bu burunla koku alıyor, yemek yemiyor; aksırıyor, öksürmüyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·288 syf.··
2019 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2019 22:01
Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan birisi. Kitapda adeta kendimden bir parça buldum. Sohbet tadında denemeler ile yazılmış bu kitap kendini tanıma iyi veya kötü yönlerimizi bulmamızı sağlamasının yanında empati yapmamızı da öğreten güzel bir kitap. İnsan neden okur? Bir dizeye yahut bir cümleye tesadüf edersiniz, dersiniz ki 'iste bu tam da benim yaşadığım ana adını koyamadığım o duyguyu anlatıyor!' Yalnızlığınız bir anda uçup gider."Her yazı hem kendi ruhuma hem de başka yaralı ruhlara yazdığım birer mektup." -- Kemal SAYAR Emin olun yaralarınızı saracaktır. Koskoca dünyada yalnız olmadığınızı hatırlatacak.
Başı Sınuklar İçin KılavuzM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20194,273 okunma

Batuhan Koç

, bir kitap okudu
10/10
·288 syf.··
1 saatte okudu
·
2019 24. kitabı
M. Kemal Sayar
9/10 · 4.273 okunma
Hayır, bir öteki aramıyorsun. Öteki biziz. Her birimiz maceramızı anlatacağımız ve macerasını dinleyeceğimiz, gönlünü gönlümüze, kulağını kalbimize, yarasını yaramıza bitiştireceğimiz, halden bilir bir kimse arıyoruz. O kutlu mağara arkadaşını arıyoruz. Sen gönlü kırıkların türküsünü çığırmakla onları çağırıyor, yağmur almış ağaçlara tüneyen kuşların şarkısını şakımakla onlara varlığını duyuruyorsun. Dünya bir ezgiyle dönüyor ve vardığın her yerde soruyorsun: "Buraya kanatlarıyla gelmiş birisi var mı?"
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, ‘bu böyle olmayabilirdi’ düşüncesi, yoksa insan kader olarak gördüğü şeyleri kabule her zaman hazırdır !