Ya çiçekler? Çoktan soldular, öyle değil mi? Senin hic boğazına çiçek kaçtı mı, bunların benim boğazıma kaçtığı gibi!
Kenarda durup herkese kendi hakkını teslim ediyorum ve güvendeyim.
Şimdi neyim ben? Bir sıfır.
Yarın ne olabilirim? Yarın,dirilip yeniden yaşamaya başlayabilirim! Tümüyle mahvolup gitmeden önce,içimdeki insanı bulabilirim!
Kendinle barıştığında, dünya biraz daha az kalabalık geliyor. Ne insanlar büyüleyici, ne terk edilişler ölümcül. Eğer kendinle dostsan, seni kimse yalnız bırakamıyor. Belki biraz sessiz, biraz soğuk ama en azından kimse iki yüzünü sırayla suratına vurmuyor. İnsan yalnızken sadece kendisiyle tartışıyor. İtiraf etmem gerekirse kendimle tartışmak, birçok insanla konuşmaktan daha zekice geçiyor.
Sıkılmak mı? O sıkıcı insanların meselesi. İçimdeki çocukla oyunlar oynar, içimdeki ihtiyarla dünyaya sitem ederim.
Yani evdeyim. Benliğimde. Tüm çıplaklığım, tüm sessizliğim ve tüm kabullenilmiş deliliğimle.