Ahmet Ümit’in okuduğum ilk eseriydi. Etkileyici bir polisiye romanıydı. İstanbul cinayetleri konusu itibariyle bol tarih, mitoloji, İstanbul kent tarihi ve imparatorlukları hakkında size her adımda dolu dolu bilgiler veriyor. Eski İstanbul tarihinin keyifli bir derlemesi olarak başucu romanı bile olabilecek yetkinlikte bir kitap. Kaynakçasından bile ne kadar ön araştırma yapıldığını, ne çok emek verildiğini anladım ve yazara saygı duydum. Yazdığı eseri böylesine dokumak, ince ince işlemek ve okurlarına böylesi bir ziyafet vermek uzun uğraşlar ister. Hikayenin sonu ise şaşırttı gerçekten, başkomiser Nevzat gibi ben de büyük bir hayal
kırıklığına uğradım ve kendimi dışlanmış hissettim. Yazarımızın N işe başlayan isimlere bir zaafı olduğunu düşündüm. Necdet, Namık, Nevzat isimleri başta bir iki yerde kafamı karıştırmadı değil, özellikle Namık ile Necdet ilişkisinden sıkça söz edildiğinde zihnimi kontrol etmek amacıyla zaman ayırdım.