İnsan kendisinin eksik bir parçasını bulmak umuduyla âşık olur. O yüzden de âşık olduğu insanı düşünürken kişisine göre değişmekle birlikte, az ya da çok hüzünlenir. Çok eski bir zamanda kaybettiği, özlemle andığı, uzaklarda kalan bir odaya adımını atmış gibi hislere kapılır. Bu hissi ilk keşfeden sen değilsin.
"Pencerenin dışında ne görüyorsun Tamura?"
Arkamdaki pencereden dışarı baktım. "Ağaçlar, gökyüzü ve bulutlar var. Dallarda kuşlar."
"Normalde her yerde rastlanabilecek bir manzara değil mi?"
"Evet, öyle."
"Fakat eğer yarından sonra bir daha asla göremeyeceğini bilirsen, senin için çok değerli bir manzara olur değil mi?"
"Sanırım öyle olur."
"Hiç böyle düşündüğün oldu mu?"
"Oldu."
Şaşırmış gözlerle baktı. "Nasıl bir durumda?"
"Aşık olduğumda" dedim.
Dünya her gün değişim içindedir Nakata. Her sabah saati gelince hava aydınlanır. Fakat karşındaki dünya dünkünden farklıdır. Uyanan da aynı Nakata değildir. Anlayabiliyor musun?