Bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız.
Eğer yaşamak kelimesinin mânası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek ve bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de, benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.
Oturup neyim var neyim yok anlatabileceğim insanlar da vardır elbet. Anlayabileceklerinden ve bir şeyler yapabilmek için çaba sarfedeceklerinden kuşku duymadığım insanlar. Fakat onlara da sorun çıkarmak istemiyorum. Onları üzmek ve beni her gördüklerinde yeni bir sorunla karşılaşabilecek olmanın verdiği bir sıkıntı haline sokmak beni de üzüyordu. Bu yüzden onlara da aynı iğrenç yanıtı verdim; “Hiçbir şey yok!”