En nihayetinde Parti iki kere ikinin beş ettiğini söyleyecek, siz de buna inanmak zorunda kalacaktınız. Eninde sonunda bunu da iddia edeceklerdi, içinde bulundukları pozisyona hâkim olan mantık bunu gerektiriyordu. Sadece tecrübelerin geçerliliğini değil, ebedi gerçekliği de üstü kapalı bir şekilde reddediyordu onların felsefesi. Sonuçta nereden biliyorduk ki iki kere ikinin dört ettiğini? Ya da yer çekimi yasasının gerçek olup olmadığını? Geçmişin değiştirilmez olduğunu nereden biliyorduk? Madem geçmiş de, dış dünya da tek bir zihinde var olabiliyordu ve zihinler denetlenebiliyordu, öyleyse...