Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam

Beyza Ayas

, bir kitap okudu
Puan vermedi·226 syf.·
38 günde okudu
·
2025 13. kitabı
Gary Chapman
8.7/10 · 12,4bin okunma
Reklam
SEVGİ DEPONUZU DOLU TUTUN
"Sevgiye duyulan ihtiyaç sadece çocuklara has bir oluşum değildir. Yetişkin olduğumuzda ve evlendiğimizde de bu ihtiyacımız devam eder. Aşık olmak diye tanımladığımız deneyim bu ihtiyacı belli bir ölçüde karşılar ama ne yazık ki sadece geçici bir önlemdir. Uzun sürmez ve sınırlı bir etkiye sahiptir. Aşık olmanın getirdiği coşkular geride kalıp biz bulutların üzerinden indikten sonra sevgiye duyduğumuz asıl ihtiyaç ortaya çıkar. Çünkü bu varlığımızın temelinde olan bir ihtiyaçtır. Sevgiye aşık olmadan önce de ihtiyacımız vardır ve yaşadığımız sürece de bu ihtiyacımız devam edecektir." "Kişinin eşi tarafına sevildiğini hissetme ihtiyacı evlilikle ilgili tüm isteklerin temelinde yatar. Geçenlerde bir beyefendi bana şöyle demişti. Eğer eşiniz sizi sevmiyorsa, evin, arabaların, yazlığın ve diğer her şeyin ne anlamı var ki? En çok istediğim şey karımın beni sevdiğini hissetmek. Maddi değerler sevginin yerini tutmaz. Bir bayan şöyle diyordu. Kocam bütün gün ben yokmuşum gibi davranıyor. Sonra beni yatağa sokmaya çalışıyor. Bu tutumundan nefret ediyorum. Bu kadının ilişkiye girmekten nefret ettiğini sanmayın. Sadece sevildiğini hissetmek için umutsuzca yalvarıyor." "Benliğimizin önünde bir şey, sevildiğini hissetme ihtiyacı duyar. Dünyadan çekilmek, başka insanlarla bağlantıyı kaybetmek, kişinin ruhunu mahveder. Bir suçlunun hücresinde tek başına kalmasının en acımasızca ceza olduğuna inanılmasının nedeni budur. İnsan, başka bir insanla yakınlaşmak ve sevilmek ister. Evlilik, bu yakınlık ve sevgi ihtiyacını sağlıklı yollardan karşılamak amacıyla tasarlanmıştır. Kutsal metinler, işte bu yüzden eşlerin tek vücut haline gelmesi gerektiğini söyler. Bu, kişilerin bireyselliklerinden vazgeçmeleri anlamına gelmez. Birbirlerinin yaşamlarına derin ve içten bir şekilde nüfuz etmeleri
EVLİLİK DANIŞMANINA SORULAN BİR SORU
"Şimdiye dek üç kez evlenip boşandım. Her seferinde, evlenene kadar her şey harikaydı. Ama her nedense, evlendikten sonra her şey tersine döndü. Birlikte olduğum kadına hissettiğimi sandığım ve onun da bana hissediyor gibi göründüğü sevgi yok oldu. Açıkçası ben oldukça akıllı bir insanım. Yönetici olarak işimde çok başarılıyım ama bu konuda kafam çok karışık." "Evlilikleriniz ne kadar sürdü?" "Birincisi yaklaşık 10 yıl sürdü, ikincisi 3 yıl, üçüncüsü ise 6 yıl kadar devam etti." "Sevginiz evlendikten hemen sonra mı yok oldu yoksa zaman içinde oluşan bir durum muydu?" "Açıkçası ikincisi daha en başından berbattı. Ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yok. Karımla aramızda gerçekten sevgi olduğuna inanıyordum ama valayımız bile felaketti. Sonrasında da ilişkimiz bir türlü yoluna girmedi. Flört dönemimiz sadece 6 ay sürmüştü. İnanılmaz, insanın ayaklarını yerden kesen bir aşktı. Çok heyecanlıydı ama evlendikten sonra daha en başından bir savaş haline geldi." "Birinci evliliğimde bebeğimiz olmadan önceki 2-3 yılımız iyiydi. Bebeğimiz olduktan sonra karım bütün ilgisini ona odaklıyormuş, beni artık umursamıyormuş gibi geldi. Sanki istediği tek şey çocuk sahibi olmaktı ve bebeğine kavuştuktan sonra bana ihtiyacı kalmamış gibiydi." "Bu düşüncelerinizi ona açıkladınız mı? diye sordum." "Ah, elbette açıkladım. Delirdiğimi ve haftanın her günü 24 saat çocuk bakmanın ne kadar zor bir şey olduğunu anlamadığımı söyledi. Daha anlayışlı olmalı ve ona daha çok yardım etmeliymişim. Doğrusunu söylemek gerekirse elimden geleni yaptım ama olmadı. Zaman içinde aramız açıldı. Sonunda evliliğimizde sevgiden eser kalmamıştı. Sadece soğuk bir savaş vardı ve bir gün artık evliliğimizin yürümediğini anladık." "Sonuncusuna gelince, bu kez öncekilerden farklı olduğunu sanmıştım. Boşanalı 3 yıl

Beyza Ayas

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
33 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Aliya İzzetbegoviç
9.3/10 · 9,4bin okunma
Muhafazakârlar Ve Yenilikçiler
Sadece ferdin yetiştirilmesi değil, aynı zamanda dünyaya nizam vermesi hasebiyle ele alınan İslami yenilenme fikrine her zaman muhalif olacak iki grup mevcuttur:Eski düzenin korunmasını isteyen muhafazakarlar ve yabancıların düzenini isteyen modernistler. Birinci grup İslamı geçmişe çekerken, ikinci grup da ona başkalarına ait bir gelecek hazırlar. Birbirleri arasındaki büyük farklara rağmen bu iki kategorideki insanların ortak bir noktası vardır:Her ikisi de "din" mefhumunu,kelimenin Avrupa'daki manasıyla anlayarak İslam'ı sadece bir inanç olarak görürler.Lisandaki inceliği anlamaktan yoksun olma, mantık kifayetsizliği, hatta İslam'a ve onun tarihine,dünyadaki rolüne akıl erdirememe,bu grupları din-i İslam'ı "inanç" olarak tercüme etmeye sevk ediyor ki bu da oldukça müstesna bir sebepten ötürü büsbütün hatalıdır. İnsanın kökeni ve vazife-i asliyesi hakkındaki esas gerçeklerin tekrarı ve tasdikini ortaya koyuyor olsa da İslam'ın yaklaşımında bütünüyle yeni bir şey vardır ve bu da inancın bilimle, ahlakın siyasetle ve idealin menfaatle bütünleştirilmesine karşılık gelir. Biri dış ve diğeri de içsel olmak üzere iki dünya olduğunu kabul eden İslam, insanın bu iki dünya arasındaki uçurum üzerinde köprü olduğunu öğretir. Bu bütünlüğün dışına çıkıldığında din, geri kalmışlığı, her türlü aktif üretken hayatı reddetmeyi ve bilim de ateizmi getirir. İslam'ın sadece bir inanç olduğu düşüncesinden hareketle muhafazakarlar İslam'ın dış dünyayı tanzim etme gayesi olmadığı ve yenilikçiler de İslam'ın dış dünyayı düzenlemesinin mümkün olmadığı kanaatine varırlar. Pratikte ise netice aynıdır. Bugün, İslam dünyasında muhafazakar anlayışın ana akımını, hepsi bunlardan ibaret olmasa da,hocalar ve şeyhler oluşturur. İslam'ın yorumlanmasında kendilerini tekel kılacak özel bir sınıf
Reklam