Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
İslam Deklarasyonu
MÜSLÜMANLAR VE MÜSLÜMAN HALKLARIN İSLAMLAŞTIRILMASI İÇİN BİR PROGRAM Gayemiz:Müslümanların İslamlaştırılması Sloganımız:İnanmak ve Mücadele Etmek Bismillahirrahmanirrahim Bugün, halka beyan ettiğimiz deklarasyon, yabancılara veya şüphe içerisinde olanlara, herhangi bir gruba ya da düşünce sistemine İslam'ın üstünlüğünü kanıtlama gayesi güden bir ders değildir. Bu deklarasyon, nereye ait olduklarını bilen ve hangi tarafta olduklarını tüm kalpleriyle açık bir şekilde hisseden Müslümanlara yöneliktir. Böyle kimseler için bu deklarasyon, aidiyet duygusu ve aşkın mükellef kıldığı üzere bazı elzem çıkarımları yapmaları hususunda bir çağrı niteliğindedir. Tüm İslam dünyası bir kaynama hâlinde ve değişim vetiresinde. Yukarı yönlü ilk döngüsünü tamamlayan bu değişim neticesinde, dünya neye benzeyecek olursa olsun kesin olan tek şey var:Dünya artık bu asrın ilk yarısındaki dünya olmayacak. Pasiflik ve atalet devri ilelebet sona erdi. Herkes, özellikle de Doğu ve Batı'daki güçlü yabancılar,bu değişim ve hareket vetiresinden istifade etmeye çalışıyor,bu defa orduları yerine fikirleri ve sermayelerini sevk ediyorlar. Nüfuzun bu yeni formuyla ulaşılmaya çalışılan hedef ise yine aynı:buradaki varlıklarını garanti altına almak ve Müslüman ulusları manevi açıdan zayıf, maddi ve siyasi açıdan kendilerine bağımlı vaziyette tutmaya devam etmek. Çin, Rusya ve Batılı memleketler,İslam dünyasının neresinde, içlerinden hangisinin tahakkümünün geçerli olacağı konusunda çekişmekteler. Bu,beyhude bir kavgadır. İslam dünyası onlara değil, Müslüman halklara aittir. Zira coğrafi konum itibarıyla avantajlı bir pozisyona sahip, yedi yüz milyon insanı ve zengin tabii kaynakları haiz, muazzam bir kültürel ve siyasi geleneğin mirasçısı, canlı bir İslam düşüncesinin taşıyıcısı konumunda olan bir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sunuş
İslam deklarasyonunu bizim gözümüzde kıymetli kılan, Saraybosna'da yaşayan bir Bosnalı tarafından kaleme alınmış olmasına rağmen, tüm İslam dünyasına hitap ediyor olmasıdır. Aliya İzzetbegoviç, sadece Yugoslavya Müslümanlarının değil, tüm dünya Müslümanlarının ve Müslüman halklarının sorunlarına dair tespitlerde bulunmuş ve reçeteler sunmuştur. İslam Deklarasyonu ile Müslümanları,üzerlerindeki ölü toprağını atmaya, hurafelerden arınmaya ve aşağılık kompleksinden kurtulmaya çağıran Aliya İzzetbegoviç,yeniden dirilişin yegâne yolu olarak sahih İslam'ı işaret etmiştir. İslam medeniyetinin 14 asırlık birikimini kuşanıp bu birikimi,modern zamanlarda yeniden üretime geçişin itici gücü yapmaya davet etmiştir. Bu davet,yerelde başarılı olmuş,Bosna Hersek'in bağımsızlık savaşının nüvesini teşkil etmiştir. En önemlisi:Osmanlı Devleti'nin,Rumeli başta olmak üzere,Anadolu'nun güney ve doğusunda kalan coğrafyalardan çekinmek zorunda bırakılmasının ardından dağıldık.Aramızdaki irtibat ve muhabbet kopmasa da azaldı, zayıfladı. Bunun ağır neticelerini gören Aliya İzzetbegoviç, İslam ailesinin fertlerine birlik ve beraberlik çağrısı yapmıştır. İslam birliğini asla gerçekleşmeyecek bir ütopya olarak nitelendiren realistlere okkalı bir şamar atıp emperyalistlerin "böl ve yönet" çarkına çomak sokmuştur. İslam deklarasyonu, kaleme alınışının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen hala güncelliğini muhafaza etmektedir. Bu kıymetli risale, İslam siyasetinin ve İslam birliğinin dirilişine vesile olabilecek kuvvetli bir enstrüman ve sağlam bir zemindir.
Fibromiyalji
Her Yerim Ağrıyor, Tüm Tetkikler Normal. Nörolojik Olabilir mi? "Saç diplerimden ayak parmak uçlarıma kadar tüm vücudum ağrıyor,o kadar yorgunum ki sabahları yataktan külçe gibi kalkıyorum.Zaten uykum da çok kötü. Fakat herkes bu şikayetlerime psikolojik diyor!" Bu yakınmalarınız üç aydan uzun süredir devam ediyorsa, sorun "fibromyalji" olabilir. Fibromyalji,tipik olarak genç ve orta yaştaki kadınlarda gözlenen bu rahatsızlık;. depresyon, günlük aktivitelerde bozulma, yaygın yumuşak doku ağrısı, kas sertliği, yorgunluk, uykusuzluk ve bilişsel süreçlerde yavaşlama gibi semptomları beraberinde getirir. Bu hastalığa yakalanan kişilere “Hastalık öncesinde nasıldınız?” diye sorduğunuzda genelde, “Çok hareketliydim, enerjiktim, hiç yerimde durmazdım” cevabını alırsınız. Ancak bu kişiler, yoğun koşturmaca içinde sağlıklı beslenmeyi ihmal eder, genellikle ayaküstü bir tostla öğünlerini geçiştirirler. Fibromyalji hastalarının sırt ve boyun ağrısı hiç geçmez. Ağrılar zaman zaman sağ kola, sol bacağa geçici şekilde yayılabilir. Koluna ya da bacağına dokunamazsınız; çok hassas ve sızılıdır. Kişi sürekli yorgundur, hiçbir şey yapacak hali yoktur. Sabahları zor kalkar, geceleri ağrılar nedeniyle düzgün uyuyamaz. Gün içinde bir torbayı taşımaya bile gücü kalmaz. Arkadaşları “dışarı çıkalım” dediğinde “halim yok” der. Eşi kendisine dokunmak istese “dokunma, her yerim ağrıyor” cevabını verir. Çocuğu oyun oynamak istese “sadece yatmak istiyorum” der. Bu nedenle fibromyalji hastaları genellikle yanlış anlaşılır ve şikayetleri psikolojik zannedilir. Oysa fibromyalji psikolojik bir hastalık değildir. Fibromyalji, diğer adıyla kas romatizması, adından da anlaşılacağı gibi oldukça ağrılı bir hastalıktır. Ne yazık ki bu hastalığın tanısı kolay konamaz. Hekime başvurulduğunda yapılan tüm
Kafam o kadar dağınık ki
Kafam o kadar dağınık ki, düşüncelerimi bir türlü toparlayamıyorum. Sebebi ne olabilir? Kendinize 10 maddelik bir değerlendirme yapın. Eğer bu maddelerden en az 4'ü sizde varsa, unutkanlığınızın nedeni "beyin sisi" olabilir. Burada en önemli ipucu, bu durumun ani ortaya çıkmasıdır. Yani bir ay önce bu yakınmalar yokken, yakın zamanda birden ortaya çıkması önemli. *Birdenbire unutkan olmaya başladım,çok dikkatim dağılıyor,işe başlıyorum ama bitirmekte zorlanıyorum. *Kafam o kadar dağınık ki düşüncelerimi bir türlü açığa çıkaramıyorum. *Karar vermekte çok zorlanıyorum. *Evde eşyaları kaybetmeye başladım,bir şeyleri bir yerlere koyuyorum ama bulamıyorum. *Her şey rüya gibi geliyor bana. *Çoklu görevleri yapmakta zorlanıyorum. *Uyku sorunların başladı,uykuya dalamıyorum,gece sık uyanıyorum. *Güne mutsuz başlıyorum,sabahları yorgun ve isteksiz kalkıyorum. *Gün içinde öfke nöbetlerim var,ruh halim sürekli dalgalı. *Çok yorgun ve halsiz hissediyorum Bu yakınmalardan en az 4'ü sizde varsa beyin sisi yaşıyor olabilirsiniz. Biz sağlığı siyah ve beyaz olarak ayırıyoruz. Beyaz dediğimizde tamamen sağlıklı bir kişi, siyah dediğimizde ise hastalıklardan söz ediyoruz. Beyin sisi dediğimiz tablo ise bu ikisinin arasında bir yerde gri alan dediğimiz bölgede. Hasta şikayetiyle doktora gidiyor,bir sürü tetkik ve tahlil yapılıyor ama hastalık henüz tam aşikar tutulumu göstermediği için tüm tetkikler normal çıkıyor. Bu nedenle de tablo ya psikolojik olarak değerlendiriliyor ya da şikayete yönelik bir takım ilaçlar verildikten sonra hasta evine yollanıyor ve tabii sebebe yönelik bir tedavi de yapılmamış oluyor. Klasik olarak gri alanda kaldığı için beyin sisi diye bir tanı olmaması nedeniyle tanı sıklığını henüz bilmediğimiz bir tablo beyin sisi. Aslında sorguladığımızda çok
İnsülin Direnci
Diğer bir kan şekeri dengesizliği de sürekli olarak yüksek seviyelerde bulunan insülin direncidir. Bu, en sık karbonhidratlardan, şekerlerden, tatlılardan, pastalardan, ekmeklerden, makarnadan, pirinçten, patatesten, mısırdan, buğdaydan ve diğer nişastalı yiyeceklerden zengin içerikli bir beslenme ile birlikte ortaya çıkar. Vücut bu gıdaları oldukça hızlı bir şekilde parçalar ve kan şekeri seviyeleri anlık olarak yükselir. Buna cevaben de pankreas insülin hormonu salgılar. Bu hormon, kandaki şekeri vücuttaki hücrelere taşır ve aynı zamanda fazlasını yağa dönüştürerek depolanmalarını sağlar. Bu sürekli olduğunda hücreler artık insüline direnç geliştirmeye ve girişleri reddetmeye başlar. Çok fazla şeker ve insülinin kan dolaşımında bulunması, iltihaplanmaya, hormon dengesizliklerine, nörotransmitterlerde dengesizliklere ve zamanla da beynin hızlı bir dejenerasyona uğramasına yol açar. İnsülin direnciyle birlikte ani kan şekeri yükselişi yakınmaları: *Yemeklerden sonra yorgun hissetmek *Genel yorgunluk hali *Sürekli açlık *Tatlı krizleri yaşamak *Yedikten sonra da tatmin olmamak *Yemeklerden sonra devamlı tatlı isteği *Bel çevresinin kalça genişliğine eşit ya da daha büyük olması *Sık sık idrara çıkma *İştah artışı ve devamlı susuzluk hissi *Kilo vermede zorlanma *Vücutta devamlı yer değiştiren ağrılar Yemeklerden sonra yorgun hissediyor veya devamlı tatlı yiyecekler yemeğe ihtiyaç mı duyuyorsunuz? Ya da yemeklerden sonra ancak bir kahve aldıktan sonra mı uyanabiliyorsunuz? Kilo vermekte zorluk mu yaşıyorsunuz? Bel genişliğiniz kalça genişliğinizle eşit ya da daha mı fazla? Sık sık idrara mı çıkıyorsunuz ya da çok mu susuyorsunuz? Bütün bu belirtiler insülin direncinin olduğunu gösterir ve bu, beyinde kırmızı alarm verir. Çünkü insülin direnci ile birlikte