"İstihsal kooperatiflerine gelince...", "İstihlak kooperatiflerine gelince..." (...) "Söyleyin bakalım, şimdi aklınız yattı mı? Beni iyice anladınız mı?" sorusuyla konferansı bitirdi. Bütün köylü dinleyiciler derin bir uykudan uyanır gibi kımıldadılar ve "Çok doğru dedin!.. Hepimiz anladık.." diyerek hatibi mükâfatlandırdılar, sonra bir kenara çekilerek misafirlere yol verdiler. Herkes çıktıktan sonra içerde beş on köylü ile nahiye müdürü ve şehirden gelenler arasında bulunan eski bir köy muallimi kalmıştı. Bu sonuncusu şüpheyle dolu gözlerini hepsi kabahatli gibi önlerine bakan köylülere çevirdi: "Ülen, ne anladınız o efendinin dediklerinden?" diye sordu. Köylüler cevap vermeden biribirlerinin yüzüne baktılar. Nahiye müdürü, muallimden cesaret almış gibi, gülümseyerek: "Hadi canım, doğrusunu söyleyin... Ben bile bir şey anlamadım da, siz ne anlayacaksınız?" dedi. Bunun üzerine köylülerden birkaçının yüzünde de hafif bir gülümseme dolaştı. Nihayet içlerinden orta yaşlı biri genç nahiye müdürünün ve başlıca muallimin yanına sokuldu: "Aslını ararsan biz de bir şey anlamadık ama, müdür bey," dedi "ne edelim, dinledik işte!" Muallim bir talebesini paylar gibi: "Peki, ne diye anlamadık demediniz öyleyse? Adamcağız kaç defa sordu da..." dedi. Köylü, içinden gelen bir gülüşü zapt etmek istiyormuş sandıracak kadar ciddi bir çehre ile:
"Aman beyim" dedi "Anlamadık diyelim de bir daha baştan mı anlatsın!"
Sayfa 114 - YKY, [Yurt ve Dünya, (12), Aralık 1941]·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Mütercimin, hem eserini tercüme ettiği muharrire, hem de bu eseri arz ettiği insan kütlesine karşı büyük bir vicdan borcu olduğunu ve ağır bir mesuliyet altına girdiğini asla unutmaması lazımdır."
Sayfa 111 - YKY, [Tercüme, (6), 19 Mart 1941]·Kitabı okudu
"Şunu da söyleyelim ki, Shakespeare’in dramları kendisinden evvelki muharrirlerin hikâyelerinden, dramlarından, eski tarihlerden alınmadır ve bunlarda değişiklikler pek azdır. Shakespeare’in dehâsı bu mevzuları işleyişindeki ustalıkla, onları, bir iki kelime çıkarıp birkaç cümle koyarak aleladelikten şaheserliğe çıkarmakta kendini gösterir."