"Şiddetin yöneltildiği kişiyi görmezden gelmek; ırkçılığı görmezden gelmek, cinsiyetçiliği görmezden gelmek, hatta kendini bile görmezden gelmek. Saldırıya uğrayanın Siyah bir kadın olduğunu hatırlatıp durmak zorunda kalmak, Faith’in beyaz arkadaşlarıyla ne paylaşamayacağının farkına varmasını sağlar. Görmüyorlar, görmeyecekler, 'onu görmeyecekler'. Cinsiyetçiliğe ya da ırkçılığa işaret etmek, bir bağı koparmak, arkadaşlarınızdan ve ailenizden kopmak olarak değerlendirilse de amacın bu olduğu anlamına gelmez. Kopuş deneyimi daha ziyade o bağın, nasıl koşullu bir bağ olduğunun farkına varmanızı sağlar. Koşulları, genellikle onları karşılayamadığımızda öğreniriz. Bir bağı sürdürmenin belli şeyleri söylememek, belli şeyleri yapmamak, hatta farkına bile varmamak anlamına geldiğini anlarsınız. Bu yüzden amacınız bir bağı koparmak olmasa dahi, söylediğiniz veya yaptığınız bir şey yüzünden bağ koptuğunda, bu kopuş size neden kopmanız gerektiğini öğretebilir; koparsınız, oradan çıkarsınız, nefes alırsınız."
"Bir dalın çat diye kırıldığını duyabilirsiniz. Daha önce bu dalı, dalın üzerindeki baskıyı, nasıl büküldüğünü fark etmemiş olabilirsiniz. Çat diye kırılıp koptuğunda dikkatinizi çeker. Kopuşun bir şeyin başlangıcı olduğunu sanabilirsiniz. Dal üzerindeki baskı gibi fark etmediğiniz şeyler yüzünden kopuş bir şeyin başıymış gibi gelir. Bir kadını bağırdığında duyabilirsiniz, çünkü bağırıyordur; o anda ses yükseldiğinden sadece o duyulur. Bu, bağırmasının başlangıç olduğu anlamına gelmez."
Merhabaaa. Mart ayı boyunca Maria. ile yaptığımız "Kadınlar için, özgürlük için, eşitlik için okuyoruz!" etkinliğinde (#298686499) okuduğum ilk kitap olan Chimamanda Ngozi Adichie'nin Feminist Manifesto kitabını bitirdim. Kitap iki bölümden oluşuyor:
• FEMİNİST MANİFESTO: Kadınların Özgürlüğü İçin 15 Madde
• Hepimiz Feminist Olmalıyız
İncelememe kitabın ilk bölümüyle başlıyorum. ljeawele'nin bir kızı olmuştur: Chizalum Adaora. Ve Chizalum Adaora doğunca annesi ljeawele, yazardan kızını nasıl feminist yetiştirebileceğini sorar ve yazar o an cevap veremez ve ona mektup yazmaya karar verir. 2 bölümden oluşan bu kitabın ilk kısmı da işte bu mektubun geliştirilmiş halidir. Ve yazar bu ilk bölümde anneye 15 tane öneri verir: Kadınların özgürlüğü için 15 madde. Ben de incelememin bu ilk kısmında bu 15 maddeyi kısaca eklemek ve bu 15 madde hakkında düşüncelerimi belirtmek istiyorum.
1-) TAM BİR BİREY OL: Yazar burada anne olmanın diğer tüm şeyleri dışlamadığını, kadının hem anne olup hem çalışabileceğini söyler ve küçük kızına da bunu aşılamasını ister. Bunun dışında diğerlerinin ne dediği önemli değildir önemli olan bireyin kendisinin ne istediğidir. Yazar bu madde de kişinin kendisine başarısız olma hakkı tanıması gerektiğini de ekler.
2–) ÇOCUĞUN BAKIMI SADECE ANNENİN DEĞİL, ANNE VE BABANIN GÖREVİDİR: Yazar burada anneye çocuk bakımının hem annenin hem babanın sorumluluğunda olduğunu, baba çocuk bakımında rol alınca babanın yardım etmemiş olduğunu (çünkü anne çocuğun bakımında rol oynayınca annenin yardım ettiği düşünülmüyor ama baba çocuğun bakımında rol oynayınca yardım etmiş oluyor ve bu durum sanki bebeğin bakımının annenin göreviymiş gibi zihinlere kodlamış oluyor) söylüyor. Ayrıca yazar anneye, "babalar