"Şan ve şeref arzusu dediğimiz ve aslında sevilme ihtiyacının sayısız biçiminden yalnızca biri olan bu duygu, tek başına bütün bir yaratıcı çabayı açıklamaya yetmez. Düşünce ve eylem alanlarına damgasını vuranların en büyüklerini başka bir duygu harekete geçirmiştir. Aslında her yaratıcı çabaya belli bir ölçüde ilham veren bu duygu, başkalarına faydalı olma ihtiyacı veya daha doğru bir deyişle, sevme ihtiyacıdır.
Böylece zihnin yaratımları da aşkın yaratımları gibi, ilhamını kalbin iki zıt ihtiyacından birden alır: Alma ihtiyacı ve verme ihtiyacı."