Büyük şehire yakın bir köyde yatılı okul açılması için tören düzenlenir. Vali, kaymakam, köy ahalisi belediye başkanı, belediye çalışanları, öğretmen ve birçok köyün ileri gelenleri bu açılışa riayet eder. Ancak yatılı okulu yapan müteahhit binayı inşaa ederken anlaşılacağı üzre kalitesiz mal ya da gerektiği kadar malzeme kullanmamış olsa gerek okulun duvarları dökülüyor, fayanslar basmadan çöküyor ya da kırılıyor. Bunun üzerine kooperatif kurulmasının mantıklı olduğunu savunan bir iktisatçı bu durumu fırsat bilerek okulda toplanan halka istihlak(tüketim), istihsal (üretim), memleketin ekonomik bünyesi gibi konularla anlatılması gerekenleri alt, üst, sağı ve solundan meseleyi ele almıştır. Bir süre konuştuktan sonra da konuşmasını bitirir. Ahaliye yönelir anladınız mı der ve ahali anladık, anladık der. Îktisatçı salondan ayrılır. Ahali birbirine sorar ve sonunda kimse bir şey anlamamıştır. En sonunda öğretmen ahaliye sorar neden anlamadık demediniz.
*Alıntı//Ahali "Aman beyim!" der "Anlamadık diyelim de bir daha baştan mi anlatsın//*
diyerek konuyu kapatırlar.
Şuan bizim durumumuzda böyle sanırım herşeyi biliyormuş gibi yapıp hiçbir şey bilmiyor olmamız gibi.
Belediye, arabaları muayene etmez mi? Şoför yan gözle bakarak "Belediye, maaş verecek parası kalmayınca, ceza yazmak için şoförlere yapışır... Başka zaman rahat bırakır!"
Sayfa 53 - Yapı Kredi Yayınları 32. Baskı·Kitabı okudu
Bu kitabında da insanlığımızı öyküleme yoluyla ortaya koyan Sabahattin Ali hem gerçek hayatta yaşanan olayı gözler önüne seriyor hem de betimleyici cümle öbekleriyle akıcı bir havaya sahip bir eser ile insanı hipnoz edercesine kitaba sürüklüyor.