Hepimizin gizli bir bahçesi var. Belki şuan çorak ve benliğimizin en derinliklerinde yeşertilmeyi bekliyordur. Keşfetmek için ruhumuzu birlikte serbest bırakalım mı?
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 201911,7bin okunma
Köyde, belde de, illerde birlik olarak dağa çıkan Anadolu insanı zorlu bir süreç olmasına rağmen Kurtuluş Savaşı'nı kazanmıştır. Ayrıca bu roman Kurtuluş mücadelesi veren Anadolu insanının ihanet eden insanlara, devlet içinde kendi çıkarı için devleti kamçılayanlara ve en önemlisi de dış güçlerin de bir araya gelmesiyle uğraşan, hatta büyük direniş hareketinin yegâne örneğidir.
Bu kitabında da insanlığımızı öyküleme yoluyla ortaya koyan Sabahattin Ali hem gerçek hayatta yaşanan olayı gözler önüne seriyor hem de betimleyici cümle öbekleriyle akıcı bir havaya sahip bir eser ile insanı hipnoz edercesine kitaba sürüklüyor.
Toplum o kadar karmaşık bir yapıya sahip olmasına rağmen hep bir yoldan gitmeye çalışan işçi gibidir. Ya da başka bir deyişle elektrik devresi olarak düşünülebilir. Hepsinin ayrı bir görevi var ama hepsi bir amaç uğruna hareket ederler. Ancak herkes gibi olmak istemeyen, farklılıklar ortaya koymaya çalışanlar o toplumda ya da elektrik devresinde yerini alamaz ve hep dışlanan, kabul edilmeyen taraf olur. Kafkanın yazdığı bu romanda bu konu üzerinde uzunca bir süre durulmuş ve "DÖNÜŞÜM" ile bu konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Bu duruma benim bakışım ise ya mavi ya yeşil ya siyah ya beyaz.
Insanlık tarihi o kadar kompleks bir yapıya sahiptir ki nasıl bir işleyişe sahip olduğunu, sadece tarih ya da kalıntılara bakarak yorum yapma ya da taptıkları nesneleri ortaya koyarak anlamlandırmak sadece yoruma dayalı bir durum olsa gerek. Nasıl ki Maya uygarlığı yılandan korktuğu için 4 taraftan da merdiven yapmış bir sanat eseri ortaya koymuş, bir yandan Yezidilere şeytan varisi diye bir dedikodu ya da yorum yapma teşebbüsünde bulunmuşuz ama Ezidilerin taptıkları melek olduğu inanılan Melek Tavus, ilk başta cennetten kovulduğu binlerce yıl ağıt döküp tekrardan melek olarak kabul edildiği söylenir. Bu olay biraz da Müslümanların yaşadığı bir olay değil mi? Atamız dediğimiz Hz. Adem yaratıldıktan sonra Şeytan'ın Allah c.c karşı koyması ile benzer bir durum vardır. Ama işin garip tarafı Şeytana tapan diye bildirilen Yezidiler insan katliamı ile başbaşa kalmış bir topluluktur.
Neyse, konunun özü ateist, müslüman, deizm, hristiyanlık yada daha birçok dinin tartışılması değil. Asıl olan bu kadar dinin birleşmesi ile ortaya çıkan insan yapımı tarihi eserler, bizden önceki insanlık âlemine ışık tutan tarihî, dini kalıntılar insanlığa değerdir diye bakmak lazım. Önemli olan renk cümbüşlüğüdür. Tek bir din ya da insan topluluğu robotik yaşamdan öteye gidemeyecek kadar basit bir yapıdan ibaret olurdu değil mi? Olaya Multi-cultural(multikültürel) yaklaşmak lazım gelir.