Tasavvuf edebiyatında geçen istilahları bilmeden bu metinleri okumak şüphesiz yanlış anlamalara yol açabilir. Örneğin, meyhanenin gönül, sakinin insan-ı kamil, pir-i harabatın mürşid-i kâmil, putun sevgili, sema'ın vecdi, zülüfün gaybi hüvi- yeti, la'lin dervişin gönlünü, firakın vahdetten uzaklaşmayı, çevganin Allah'ın takdirini, yanaktaki benin, hakiki vahdeti ifade ettiğini ve daha bunlar gibi bir çok istilah bildiğimiz sözlük anlamları dışında kullanıldığını bilmekle bilmemek arasındaki farketmenin ne denli önemli olduğu aşikardır.