Bazbazok

Bazbazok
@Bazkovi
"Di lêgerîna rastîyê de xwe digerim..."
17 Mart
17 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Cezerî'nin Divanı; Kürt edebiyatında tasavvufî şiirin en güzel örnekleriyle doludur. Şiirlerinde adeta kâinatı okuyan bir şairle karşı karşıyayız. Her şeyde ilahi güzelliği seyre dalan şairimiz; bütün varlıkların her taraftan seyre geldiği bir tek güzelin, bir tek sevgilinin aşkını terennüm ettiğini söyler; “Güzelliğinin seyrine koşup gelmiş herkes her taraftan Süslenmiş sevgililer gibi, senin cemalinle nazdarlık ediyorlar.”
Sayfa 21 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Ceziri'nin hemen her gazelinde kasidesinde ve rübaisinde mey'den, bade'den, şaraptan sözetmesi tuhaf karşılaşmamalıdır. Onun içip de mest olduğu şarap Ibn-i Fariz'in (0.1235) sözünü ettiği bezmi elest badesidir. Ünlü el-kasidetü'l-mimiye'sinin matlainda şöyle der İbn-i Fariz; Şeribna ala zikri'l-habibi müdameten Sekerna biha min kabli en yuhlike'l-küremü Yani; Sevgilinin adını duyunca içmeye başladık bila fasila Ve sarhoş olduk onunla, Üzüm kütüğü henüz yaratılmamıştı ama. Molla Ceziri'nin buna benzer bir beyti ise şöyledir; “Taze bir kadeh sundu bize aşktan o hakim ezelde Durmadan içmekteyiz ondan, doludur hala bardağımız lebaleb.”
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Edebiyat
Tasavvuf edebiyatında geçen istilahları bilmeden bu metinleri okumak şüphesiz yanlış anlamalara yol açabilir. Örneğin, meyhanenin gönül, sakinin insan-ı kamil, pir-i harabatın mürşid-i kâmil, putun sevgili, sema'ın vecdi, zülüfün gaybi hüvi- yeti, la'lin dervişin gönlünü, firakın vahdetten uzaklaşmayı, çevganin Allah'ın takdirini, yanaktaki benin, hakiki vahdeti ifade ettiğini ve daha bunlar gibi bir çok istilah bildiğimiz sözlük anlamları dışında kullanıldığını bilmekle bilmemek arasındaki farketmenin ne denli önemli olduğu aşikardır.
Sayfa 20 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Önemli :)
Sufi şairlerin şiirlerinde geçen bir takım tasvirler, isimlendirmeler ve mecazi ifadeler tasavvuf dilinden bigane olan çevrelerde ve konunun cahili olan kimselerde şüphelere ve yanlış anlamalara ve yorumlara sebep olmuştur. Çünkü çoğu kez mecazi ifadeler ilmin elinden cehlin eline düşünce hakikat zannedilir ve bir çok hurafeye de kapı açar Hafiz- Şirazi'nin, bu gibi hatalara düşmemek için tasavvuf erbabının sözlerini/şiirlerini okurken dikkatli olunmasını hatırlatan şu beyti ne güzeldir! Çu bişnevi suhan- ehl-i dil megu ki hatast Suhan-sinas nedan dıl-bera, hata incast Yani; "Gönül ehlinin sözlerini işitince bu yanlıştır deme asla Sen sözden ve edebi mazmunları anlamıyorsan asıl hata burada."
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Edebiyat
Molla Cezirî ve Dîvanı
Ceziri'nin şiirinde hakim olan ruhun unsurlarını; ihtişam, hassasiyet, kendine güven ve dikkat olarak özetleyebiliriz. Onun içindir ki, kendisinden önce gelen ve çoğu şairleri etkisinde bırakan Hafız-ı Şirazi'ye bu noktada adeta meydan okur; "Nazmın etrafa saçılmış incilerini görmek dilersen eğer, Gel Mela'nın şiirinde gör onları, Şiraz'a gitmene ne hacet." diyerek şiir zevkini tatmak için Şiraz'a gitmeye ihtiyaç olmadığını söyler.
Sayfa 18 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam