Bazbazok

Bazbazok
@Bazkovi
"Di lêgerîna rastîyê de xwe digerim..."
17 Mart
17 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı

Bazbazok

, bir kitabı okumaya başladı
Melayê Cizîrî
9.6/10 · 285 okunma
Reklam
Molla Cezirî ve Dîvanı
Hikmetülayn, Şerhu'L-Lübab gi- bi fikih kaynaklarına gönderme yapması; Maruf-u Kerhi, Şibli, Mansur ve Alai gibi tasavvuf büyüklerini zikretmesi, Şeyh San'an [Şêxê Sen'anîyan] gibi bir seyri süluk serüvenini şiirine konu edinmesi onun fıkıh, kelam ve tasavvuf vadisinde zengin bir birikime sahip olduğuna işaret eder. Ancak o, bütün bunları varılması ve ulaşılması gereken bir noktaya doğru yöneltir, asıl maksuduna ve matlubuna hizmet yolunda ustalıkla kullanır. Şiirinde kullandığı tüm argümanlar ilahi aşkın temizleri olarak anlaşılmalıdır.
Sayfa 18 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ahmed-i Cezerî'in yaşadığı dönem Osmanlı Divan Edebiyatının da zirvede olduğu bir dönemdir. Şiirlerini aruz vezniyle yazan Ceziri'nin Fars ve Divan Edebi yatında kullanılan mazmunları kullanmış olması tesadüfi olmasa gerektir. Kürtçe'de tasavvuf edebiyatının bir şaheseri sayılan Divanı anlamak ve ondaki derin ve lahuti mana iklimine girebilmek için sadece Kürtçe dilini bilmek elbetteki yetmez. Çünkü geniş ve derin bir ilme, keskin bir marifete, zengin ve coşkun bir aska sahip olan Ceziri'nin şiirlerinde tarih, felsefe, estetik, tasavvuf, belagat, nahiv (gramer), astro nomi gibi fizik ve metafizik konular içiçe geçmiştir.
Sayfa 18 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Hakkında
Üzerinde ittifaka varılmış olmasa da araştırmacılardaki genel kanı Ceziri'nin 1560(?)-1640 yılları arasında yaşamış olduğudur. Kürtçe'nin bütün lehçelerinin yanısıra Arapça, Farsça ve Türkçe'ye de vakıftır. Ceziri'nin hayatını aydınlatan yazılı kaynaklar maalesef yetersizdir. Sözlü rivayetler ise daha çok birer menkibe niteliğinde olup ikna edici olmaktan uzaktır. Geriye şairin bizzat kendi şiirlerindeki ifadelerden yola çıkarak hayatına ışık tutucak noktalar kalıyor. Gazel ve kasidelerinin birden çok yerinde adının Ahmed olduğunu zikreder. Molla (Kürtçe'de Mela) Cizîrî lakabını ise yaşadığı coğrafyada hakim olan kültürden alır. Gazel ve kasidelerinin son beytinde (makta) Mela lakabını bir tür mahlas olarak kullanır.(4) Bunun yanısıra yer yer "nişani" mahlasını da kullandığı görülür. "Nişanî", kaza ve kaderin nişan tahtası anlamına geldigi gibi, sevgilinin oklarına ve sitemlerine hedef olan kimse anlamını da taşır. Aşk yolunda hedef olduğu oklardan bahsederken şöyle der: Kudret yayından atılan oklar nişan kıldı Nişanî'yi kendine, Durmadan yengi kanatlı oklar yağmakta üstüne.
Sayfa 17 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Hakkında
Şark dünyasının bir çok şair ve müellifi gibi Ahmed-i Ceziri'nin de hayati hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıgımızı söylemeliyiz. Bu biraz da şark dünyasının gizemli bir hayata olan aşinalığından kaynaklanmış olsa gerektir. Hayat hikayesinin zabtu rabta alınmaması o kişinin etrafında mistik bir atmosfer oluşturur ve şark insanı bundan daha çok hoşlanır. Kahramanını belli ve sınırlı bir çerçevede tutmak onu hap setmektir bir nevi. Oysa o alışılmış kalıplara sığmayan bir varlik niteliğinde olmalıdır.
Sayfa 17 - Nûbihar yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam