Ahmed-i Cezerî'in yaşadığı dönem Osmanlı Divan Edebiyatının da zirvede olduğu bir dönemdir. Şiirlerini aruz vezniyle yazan Ceziri'nin Fars ve Divan Edebi yatında kullanılan mazmunları kullanmış olması tesadüfi olmasa gerektir.
Kürtçe'de tasavvuf edebiyatının bir şaheseri sayılan Divanı anlamak ve ondaki derin ve lahuti mana iklimine girebilmek için sadece Kürtçe dilini bilmek elbetteki yetmez. Çünkü geniş ve derin bir ilme, keskin bir marifete, zengin ve coşkun bir aska sahip olan Ceziri'nin şiirlerinde tarih, felsefe, estetik, tasavvuf, belagat, nahiv (gramer), astro nomi gibi fizik ve metafizik konular içiçe geçmiştir.