"Nereden, kimden kaçarsak ona doğru koşarız. Bunun sebeplerinden biri de zihnimizin tanıdık olanı seçmesi, bildiği yoldan gitmeyi daha güvenilir bulmasıdır."
Ebeveynler farketmeden karakterimizi inşa ederler
Bir çocuk, "annem duygularını ifade etmekte zorlanıyor, bu yüzden bana şefkat ve yakınlık gösteremiyor" diyemez çünkü böyle bir düşünsel donanımı henüz yoktur. Peki böyle bir durumda çocuk ne yapar? Durumu nasıl anlamlandırır? Çoğu zaman bunun olağan olduğunu düşünür: ebeveynlerin böyle davrandığını, anne-baba-çocuk ilişkilerinin böyle olduğunu... Zihninde bu hali "normal" olarak kodlar. Zamanla da şefkate, yakınlığa ihtiyaç duyduğunu bile fark etmez. Saçı okşanarak büyümenin, takdir edilmenin, saygı görmenin mümkün olduğunu hiç düşünemez. Başka seçeneği olmadığı için de sağlıksız olana uyum sağlar, onunla yaşamayı öğrenir.
Temizlik takıntısı olan biri, ellerini ne kadar yıkarsa yıkasın, yine de temiz hissedemez. Çünkü yıkanan şey bedene aittir, kirlilik hissi ise duygulara ait..