Banu Koçak

Reklam
Bu bir anne değildi, bir kardeş de değildi, belki koruyucu bir melekti. Varlığı her şeyi değiştiren, eşyaya insano dost eden, günün saatlerine tatlı bir hava geçiren sırlı bir mahluk.
Sayfa 45
Çok karanlık, çok siyah, sessiz bir yer istiyordu. Tıpkı annesinin mezarı gibi bir yer. Koyu bir cami duvarının kenarında, güneşin girmediği, o billur sazların insan talihiyle alay etmediği, arıların hayattan ve güneşten sarhoş vızıldamadıkları, çocukların güneşte kırılmış ayna gibi insana batan berrak çığlıklarla gülüp konuşmadıkları bir yer…
Sayfa 43
Bazen hayâl daha vazıh olur. *vazıh: aşikâr
Sayfa 31