İnsanın arzuları ve çabaları nasılda geçicidir! Zamanı ne kadar da kısıtlıdır! Ve sonuç itibariyle üretimleri de, Doğanın jeolojik devirler boyunca biriktirdiklerinin yanında ne kadar zayıf kalacaktır.
İnsan, geleceği düşünmeye başladığı andan itibaren, yaşamakta olduğu cenneti terk edip anksiyete dünyasına adım atar; üzerine kaygının gri tonu çöker, hırs dürtüsü oluşur, mülkiyet başlar ve “düşünceden yoksun” yabanın keyifli hayatiyeti kaybolur.