Bırakın mesafeler olsun birlikteliğinizde. Birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin. Şarkı söyleyip dans edin birlikte, eğlenin, ama yalnız başına olun ikiniz de. Hatta aynı müzikte titreseler de ayrı duran telleri gibi lavtanın yüreklerinizi verin, fakat teslim etmeyin birbirinizin eline.
Yeryüzüne birlikte geldiniz ve sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız.
Ölümün ak kanatları günlerinizi bölenerek birlikte olacaksınız.
Tanrının suskun anıları katına eriştiği birlikte olacaksınız.
Ama bırakın da bunca beraberliğin arasında biraz bosluklari olsun.
Ve tanrısal alemin rüzgârları esip dolana bilsin aramızda.
Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın.
Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit Çalkalanan bir deniz olsun sevgi.
Birbirinizin kadehini onunla doldurun ama aynı kadehi eğilip içmeyin.
Ekmeğinizi bölün, ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın.
Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama ikinizin de birer yalnız olduğunu unutmayın.
Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır.
Yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın.
Çünkü ancak hayatın elidir yüreklerinize saklayacak olan.
Hep yanyana olun, ama birbirinize fazla sokulmayın.
Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır.
Çünkü bir servi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez…
Hayat küresi denilen yerde kendimi ahenksiz titreyen bir zerre gibi görüyordum. Bugün, biliyorum ki bu küre benim… Ve bütün ahenkli zerreler, benim içimde deviniyorlar…