Hayat herhalde bir katakulli değildi. Ama neydi?
Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi.
İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı.
Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.
Lakin tembelliğe alışmış olan kafası bunu bulamıyor, bulmak için uğraşmaya üşeniyor, yanlış ve bayağı olduğunu sezdiği şeyleri de kabul edemediği için selameti firarda buluyordu... Her şeyden, her derin düşünceden ,
Her üzüntülü nefis muhasebesinden kaçmayı
itiyat edinmişti. Düşünce adamı olmaktan çıkmış, muhayyile, daha doğrusu kuruntu adamı olmuştu.
..... çünkü boş gururun insanı nasıl başarısızlığa
götürdüğünü ve böyle bir gurura kendini
kaptırmış olan bir insanın eninde sonunda
toplumun şiddetli saldırılarına hedef olduğunu
ya da toplumun sempatisine muhtaç bir hale
geldiğini her gün görürüz.