Kitabın daha ileri bölümlerinde, Charlotte, “Kader”, der, “bazı şeylere hükmeder, çok da inatçıdır. Akıl ve erdem, görev ve kutsal olan her şey boş yere ona karşı çıkar; olaylar bize değil de Kader’e uygun göründüğü şekilde yürüyecektir; biz hangi seçimi yaparsak yapalım, Kader hak iddia edecektir.” Daha sonraysa, kulağa suçlama gibi gelen gerçeğin farkına varır: “Fakat ne diyorum ben! Aslında, Kader, benim düşüncesizlikle aksine hareket ettiğim kendi arzularımı ve isteklerimi gerçekleştirmeye çalışıyor.”
Bu farkına varış şaşırttı ve büyüledi beni. Charlotte, Kader’in kendi isteklerini kendisinden daha iyi bildiğini ileri sürer…