Bizi tedirgin adam, insanların eylemleri değildir, çünkü bu onların kendi yönetici ilkeleri ile ilgili bir sorundur; bizi tedirgin eden, bizim onların eylemleri hakkındaki yargılarımızdır. Öyleyse, şu ya da bu şeyle ilgili yargın ortadan kaldır, öfken sona erer.
"Sana dürüst davranmak istiyorum" diyen kişi, nasıl da yozdur, nasıl ve ikiyüzlüdür. Sen ne yapıyorsun arkadaş? Bu sözlere ne gerek var? Gerçek kendiliğinden açıklığa kavuşacak. Yüzünde yazmalı, sesinde yankılanmalı, gözlerinde parlamalı, tıpkı sevilenin, sevenin gözlerinde her şeyi hemen okuması gibi.
Bir dış nedenden ötürü üzülüyorsan, aslında canını sıkan bu değil, onun hakkındaki yargındır, bu yargıdan her an vazgeçebilirsin.
Ama seni üzen kendi karakterinden kaynaklanan bir şeyse, yargını düzeltmeni kim engelleyebilir?
Aynı biçimde, seni üzen şey; doğru bulduğun bir eylemi yerine getirememekse, kendini üzüntüye kaptıracak yerde, niçin o eylemi yapmakta direnmiyorsun? O zaman üzülmemelisin, çünkü başarısızlığının nedeni senin usuna dayanmıyor.