Henüz kitabı okumadıysanız, aşağıdaki yazının roman hakkında ipuçları içerdiğini baştan belirtmem gerekiyor!
Melisa Kesmez'in yazdığı editörlüğünü Kıvanç Koçak'ın yaptığı, kapak tasarımını Seda Mit'in düzenlediği bu nefis kitap İletişim yayınlarından 2025 yılında çıkıyor. Yazarla tanıştığım ilk kitap fakat son olmayacağına eminim.
Her ne kadar bilmediğimiz, bizi şaşırtan bir kurgusu olmasa da bir o kadar yeni. Bunu sağlayan en büyük etken bence yazarın dili. Bizi sarıp sarmalayan gerektiğinde omzundan tutup sarsan, bir o kadar da güvenilir bir kıyıdan anlatıyor ki kendimizi hikâyenin içine rahatlıkla bırakıyoruz. Bu da olayları bize hem tanıdık hem de yeni kılıyor.
Türkan, köklen(e)memiş yalnızca olduğu yerde var olmuş fakat içten içe yeşermeye çalışan hepimizin tanıdığı/tanık olduğu kadınlardan yalnızca biri. Türkan, çok sevdiği (sevgi mi bağlılık mı bağımlılık mı emin değilim) eşi Orhan'ın ölümünden sonra yoğun bir yas sürecine girmiştir. Eşinden kalan sarı bir karavanla çıktığı yolculuk, ona yeni bir hayatın kapılarını aralamıştır. Bu zamana kadar hiçbir yerde köklen(e)memiş Türkan, yeşermek için uygun toprakları bulmuştur.
Türkan'ın köksüzlüğü annesinin vefat etmesi, babasının onu teyzesi ve eniştesine bırakması ile başlamıştır. Eşi Orhan ile devam...
Özellikle birkaç karakterin isimleri ile hayattaki konumları arasındaki uyumu enfes: Ulaş, Rüya ve Mavi...