Çünkü bizlerin başlıca iki kusurundan biri yaşama sevincinden yoksun olmamızsa, ikincisi de doğa sevgisinden yoksun olmamızdır bence. Çoğumuz, küçük mutluluklara sıkı sıkı kapatırız benliğimizin kapılarını. Neşeli insanları sulu sayarız. Dertelenecek bir neden bulunmayınca bile, hep dertliyizdir genellikle.
Jack London'ın ''Dönek'' adlı eseri 1955 yılında Varlık Yayınlarından Fikret Uray çevirisi ile çıkmıştır. Kitap, kitaba da adını veren Dönek adlı bir öykü ile başlıyor. Daha sonra sırasıyla; Et, Allah’a Ismarladık Jack, Gurur, Cüzzamlı Koolau, Kona Şerifi, Chun Ah Chun ve Aloha Oe öyküleri yer alıyor.
Öyküler birbirinden bağımsız oluşmaktadır fakat ortak karakterler ve mekanlar bulunmaktadır. İlk öyküyü okurken siz de Johnny gibi nefes almakta zorlanabilirsiniz. Bu öykü aslında günümüz çalışma şartları ve saatlerinden (07.00-21.00) çok farklı olmaması bakımından sizin de okurken empati kuracağınızdan şüphem yok. Burada öykünün ''Dönek'' ismini de düşünmeden edemiyorum. İnsan yaptığı yardımları bir gün yapmaktan vazgeçerse o kişiyi 'Dönek' olarak adlandırmak doğru mu ?
Her öyküden bahsederek kitabın heyecanını kaçırmak istemem ama kitapta ikinci öykü olarak yer alan Et ve yedinci öykü olan Chun Ah Chun adlı öykülerden de bahsetmeden bitirmek istemem. ''Et'' adlı öykü basit bir hırsızlık olayı anlatıyor fakat sonu o kadar insani duygular ve çarpıcı bir son ile yazılmış ki bunu için bile okunmalıdır. ''Chun Ah Chun'' adlı öykü ise okurken para fakat huzursuzluk, parasızlık fakat huzur ikilemi arasında güzel bir öykü olarak kitapta yerini almış.
Dönek
İyi okumalar.