Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götürmediysen, kabahât senin değil... Bana hakikaten yaşamak imkânını verdiğin bir kaç ay için sana teşekkür ederim.
Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söylemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?