Minimalizmden bir türlü kopamayan biri olarak, bu şehrin eksiklikleriyle oldukça uyumlu olduğumu bile düşündüğüm zamanlar oldu. Zaten dar bir yaşam alanında, büyük uyarıcılara ihtiyaç duymadan sade bir şekilde yaşamaya devam eden biri olarak, bu şehrin yetersizliği bile bana fazlasıyla yetiyor.
Açıkçası ben kitabı anlayamadım ve aşırı sıkıldığım için doksanıncı sayfalarda bıraktım. Acaba devamında olaylar hareketlenir mi diye düşünmüyor değilim ama gerçekten sabrım kalmadı. Cümleler aşırı uzun ve sıkıcıydı. Başkarakterin dilini bile bilmediği bir kadını gördükten sonra doğru düzgün bilmediği bir memlekete tüm işini gücünü bırakıp gitmesi kurgusunu tuhaf buldum. Kitabın devamını merak etmekle beraber, kitap bu seyirde devam edip herhangi mantıklı bir sonuca bağlanmadan bitebilir ve okumaya devam ettiğim için pişman olurum diye düşündüğüm için okumayı bıraktım. Yorumlarınızı bekliyorum. Okumaya devam etmeye değer mi?