Aklına tatsız veya cesaret kırıcı düşünceler geldiğinde sadece zamanında farkına vararak bunları uzaklaştırıp yerine azimle hoş ve cesur düşünceler koyan birinin başına cok daha şaşırtıcı şeyler gelebilir. O iki düşünce aynı yerde barınamaz.
Üzücü veya kötü bir düşüncenin zihninize girmesine izin vermek, kızıl mikroskobunun vücudunuza girmesine izin vermek kadar tehlikelidir. İçinize girdikten sonra orada kalmasına izin verirseniz, yaşadığınız sürece ondan asla kurtulamayabilirsiniz.
"İsmin ne önemi var? Kesinkes Fransa'da farklı, Almanya'da farklı isimler verilmiştir. Tohumları büyüten de, güneşin ışımasını sağlayan da, seni iyileştiren de aynı iyi şeydir. O kendi adımızla çağrılmanın önemli olduğunu düşünen biz zavallılar gibi değildir. O Yüce İyi Şey bizim için endişelenmekten vazgeçmez, seni de korusun. Dünyamız gibi milyonlarca dünya yaratmaya devam eder. Ona hoşunuza giden adı verin... ama Yüce İyi Şeye inanmaktan, dünyanın onunla dolu olduğunu hatırlamaktan vazgeçmeyin."
Yaşam ve ölüm, kelimelerle tanımlayacağınızdan öte, çok uzun zamandır birbirlerine aşıktır. Yaşam, ölüme sayısız hediyeler gönderir... Ve ölüm onları sonsuza dek saklar.