Evlâdım! Gücün yetiyorsa dünya kaygılarından kurtul. Yoksa kalbinle Hakk'a koş ve O'nun rahmet eteğine tutun ki dünya kaygısı kalbinden çıkıp gitsin. O, her şeye gücü yeten, her şeyi bilendir ve her şey O'nun elindedir. O'nun kapısından ayrılma ve kalbini başka şeylerden temizlemesini, iman ve marifetle doldurmasını ve kendinden başka hiçbir şeye muhtaç bırakmamasını iste. Sana sağlam inanç vermesini, kalbini kendine ısındırmasını ve organlarını kendine tâat ve ibadetle oyalamasını iste. Her şeyi O'ndan iste, başkasından değil. Senin durumunda olan yaratılmış kimselere ezilip büzülme. Sadece O'na karşı alçal ve her türlü muamelen O'nunla olsun.
19. asır, Türk'ün en zor asrıdır. 1830'larda başlayan, yerin ayağımızın altından çekilmesi... Özetin özeti, biz 5 kelimeyle bugüne geldik: Tanzimat, Islahat, İnkılap, Reform, Devrim... 5'i de bize ait olan her şeyi yıkıp, enkazı üzerinde bilahere plan yapma gibi bir lakaydi içeriyordu. Her şeyimizi giyotine verdik. Acımasızca harcadık. Dil devrimi ile 1940'lı yıllarda giriştiğimiz cinayeti tanımlamak bile zordur. Bizi getirdiği nokta şudur, 50'li, 60'lı, 70'li hatta 80'li yıllarda eser vermiş birçok üstadı bugün anlayacak kadar Türkçe, üniversite mezunlarımızda bile yok.