Tekrar okumak istediğim bir roman. Karakterler günlük hayatta karşımıza çıkabilecek “kötülerden” seçilmiş fakat durumun fotoğrafını, kötülüğün dışardan görünüşünü bize olduğu gibi anlatması çok etkileyiciydi. Kenan bey iyi bir solcu olmak isteyip olamamış, iyi bir eş olmak isteyip olamamış, iyi bir baba olmak isteyip olamamış… Çünkü kendini hayatındaki herkesin üzerinde bir yerde konumlandırmış, kendine olan sevgisi çirkin bir bencilliğe dönüşmüş.
Kenan beye her sayfada öfkelendim.
Nermin’e her sayfada üzüldüm.
İşçi sınıfına ve emeğe değer verdiğini iddaa eden insanların; ailesine ve çocuğuna emek veren bir kadını incitip yok saymaları “ bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirttirdi.Hayatta çok fazla karşılaştığımız, sözü ve davranışı birbiriyle alakasız insanların, ne kadar incitici olduğunu Kenan ve Günsel ile gözlemlemiş olduk.