Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor ben kalıyorum
Âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında, banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum
Bazen geç kalmaktır aşk... Ben sana geç kalmışım biraz! Yarım bir hikâye bizimkisi... Başı eksik sonu olmayan ortası sen ve ben'li... Göğüs kafesimde her gün biraz daha büyüyen ve kapanması mümkün olmayan bir boşluktun sen.
Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sedece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.
Kitap okuma alışkanlığın olmadığını bildiğim için rahat rahat yazıyorum bunları. Arkandan yazıyormuşum gibi oluyor ama kusura bakma.
Ben üstüne titriyorken, sen başkasına ısınıyormuşsun.