"Çok kitap okuyup da, beyninin çok azını kullanan herhangi biri, düşünmenin tembel alışkanlıklarını edinir. Tıpkı vaktinin çoğunu tiyatroda geçirip, kendi hayatını yaşamaktansa, başkalarının hayatını yaşamaya özenen birisi gibi..."
"Ben her zaman tek başına olmayı tercih ettim.
Kendimi hiçbir zaman ülkeme, evime, arkadaşlarıma ve hatta aileme bile tam olarak ait hissetmedim. Tüm bu ilişkilerden israrla uzak durma isteğim hiç azalmadı ve yalnızlığa olan ihtiyacım her geçen sene daha da arttı. Böyle yaşayan bir insan, elbette sosyal hayat enerjisinden ve kaygısızlıktan yana bir şeyler kaybetmiştir. Öte yandan kendini, diğerlerinin görüşlerinden, âdetlerinden ve hükümlerinden bağımsız olarak, kendi duruşunu bu güvenilmez temeller üzerine kurmamıştır."