Ben, bu dalın ve bu goncanın düşüşüne bakarken, saniyenin binde birinde Güzelliğin özünü sezdim... Başlangıçta pek anlamasam da: Çünkü bu bir zaman ve gül sorunu. Çünkü güzel olan sey, geçerken yakalanandır.
Güzelle ölümün aynı anda görüldüğü, şeylerin o gelip geçen dış görünümleri... Bunun anlamı, hayatın hep o güzellikle ölüm arasındaki, hareket ile yokoluşu arasında dengede sürdürmek gerektiği mi?
Canlı olmak belki de budur: Ölen anların ardından koşmak.