O tek düze labirent gibi sokaklarda, o tek düze yan yana dizilmiş evlerde, tek düze düşüncelerle yüklü, tek düze insanlar… Tek düze aynı zamanda sonsuz!
-Zaten biliyorum. Oltaya takılan balık gibi, o yere takılıp kaldın sen.
- Nereye? Londra’ya mı?
- Hayır, kafanın içindeki o yere. Uzun zaman önce orada koca bir ülke, göz alabildiğine uzanan bir manzara görmüştüm. Oraya gittin ve orası artık senin için her yerden daha gerçek. Hiçbir şey seni oradan uzaklaştıramaz.