Begorella

Begorella
@Begorella
Kıvırcık okur ( daima )
Begorella blog yazarı, Radyo konusmacısı " öğrendiklerimin anlatıcısı öğreneceklerimin dinleyicisi.
Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde bir şeyler olmalı; hayal edemeyeceğimiz bir şeyler...
samsun
çorum, 3 Mart
382 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı

Begorella

, bir kitap okudu
5/10
·160 syf.··
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 12:34
·
2026 51. kitabı
Han Kang
6.5/10 · 1.100 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir insan kendini ayakta tutan yalandan yoksun bırakılırsa çöker
8/10
·72 syf.··
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 18:52
Fransız yazar Eric-Emmanuel Schmitt tarafından kaleme alınan, hayal gücü ile gerçeklik arasındaki ince çizgiyi sorgulayan etkileyici bir uzun öyküdür. Çevirmeni Yaşar İlksavaş ve Doğan Kitap tarafından yayımlanan eser, yazarın "Görünmeyen Serisi" içinde yer alan önemli halkalardan biridir. Ocak 2025 basımı okuduğum kitap, vurucu cümleleri etkilendiğim, alıntıları ile dopdolu, kısa ama sarsıcı bu eser, özellikle "yaşama sanatı" ve "insanın kendi gerçeğini yaratma gücü" üzerine düşünmek isteyenler için olağanüstü hikayeye sahip, hakikatin acımasızlığı, hayallerin çılgınlığı arasında gidip geldiğimiz şiirsel bir roman. "Hakikat, en çok hoşumuza giden yalanın ta kendisidir!" İnsanlar neden hakikati kaldıramaz? Birincisi, çünkü hakikat onları ha­yal kırıklığına uğratır. İkincisi, çünkü hakikat genel­ çıkardan yoksundur. Üçüncüsü, çünkü hakikatin asla doğru görünümü yoktur yalanların çoğu çok da­ha iyi hazırlanmıştır. Dördüncüsü, çünkü hakikat ya­ralar. Çin'in Yunhai kasabasındaki bir otelde tuvalet bekçiliği yapan yaşlı ve bilge Bayan Ming, otelde konaklayan Fransız bir iş adamına "tek çocuk" yasasının hüküm sürdüğü bir ülkede on çocuğu olduğunu iddia ederek onların hikayelerini anlatır. Ve kitap bu şekilde başlar. Hikaye boyunca iş adamı (ve okur), Bayan Ming'in bu çocuklarının gerçekten var olup olmadığını yoksa sadece yalnızlığını dindirmek için uydurduğu birer masal mı olduğunu sorgular. "Bir haksızlık ancak insan onu unutmayı başarabilirse silinir." Kitap, Konfüçyüsçülük ilkeleriyle örülüdür ve "Gerçek nedir?", "İyi nedir?", "Erdemli olmak nedir?" "Mutluluk bir kurgu olabilir mi?" gibi soruları sade ama derin bir dille ele alıyor. Bu sorulara cevap bulma isteği ile sayfalar birbiri ardına sıralanıyor. "Eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Allah kimseyi bu hallere düşürmesin!
7/10
·48 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 16:40
"Neden düşene hep gülünür ki?" Adalet Ağaoğlu’nun "Düşme Korkusu" adlı eseri, yazarın 1996 yılında geçirdiği ağır trafik kazası sonrası yaşadığı fiziksel ve ruhsal iyileşme sürecini anlattığı, felsefik düşünce şeklinde hikaye tarzında bir kitaptır. " 'Hayat' denen girdili çıktılı, iyilik ve kötülüklerle dolu gidişatın, kimlere ne zaman ne yapacağı hiç belli olmamakta..." "Para insana en çok yaşlılıkta lazımdır. Elin ayağın tutmadığı, çalışamadığın, para kazanamadığın zamanlarda kendine en iyi şekilde para sayesinde baktırarak, şanınla, şerefinle ölürsün," der dururdu. kitapta geçen haklı bir alıntı. Fiziksel ve Ruhsal Travma olarak Ağaoğlu, kazadan sonra uzun süre yatağa bağımlı kaldığı dönemde, sadece bedensel dengesini değil, hayata karşı olan tutunma noktasını da sorgular. "Düşme" eylemi burada hem gerçek anlamıyla (yürürken düşmekten korkmak) hem de metaforik olarak ele alınır. "İnsanlar alışkanlıklarını çok kolay terk edemezler. Yenilerin eskilerden daha iyi, daha güzel ve anlamlı olduğunu anlamaları zaman ister." Aydın Sorumluluğu ve Gözden Düşme olarak yazar, kişisel travmasını toplumsal bir boyuta taşır. Türkiye’nin o dönemdeki siyasi ve sosyal yapısını, bir aydının toplum nezdinde "gözden düşme" kaygısını ve değerlerin yozlaşmasını sorgular. “Gözden düşme korkusu gözden düşürmeye yaramış oluyor demek ki. ”... "Kendi düşen ağlamaz." Yaşlılık ve Kırılganlık: Yaşlanma ile gelen bedensel zayıflığın, yazarın o güne kadar ördüğü güçlü ve bağımsız kadın kimliğiyle olan çatışmasını işler. Yazma Süreci: Yazmak, onun için bu korkuyu yenmenin ve hayata yeniden bağlanmanın temel yoludur. Kitap, bir sanatçının en zor anlarında bile gözlem yapma ve üretme yetisini nasıl koruduğunu gösterir. Özetle; Hayatın her anında hissettiğimiz, görünmez ama her zaman
Düşme KorkusuAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 2025515 okunma