Evvela bir insanın okula gittiğinde iyi tahsil göreceğini, iyi yetişeceğini düşünüyorsunuz. Yetişmiyor; çünkü gittiği okul, iyi bir eğitim vermiyor. Disiplin yok, o disiplinin getirdiği sıkıntı yok; dolayısıyla o sıkıntıyı aşmak için vereceği mücadele, yol-yöntem arama yok. Bu yavaş yavaş tüm hayata yayılıyor. Eh, yüzüne de yansıyor insanın, hâline tavrına da yansıyor.
Şimdiki çocukların mesela Türkçeleri yok; Fransızcaları, İngilizceleri de yok. Peki neleri var? Boş bir şımarıklıkları var, kendilerini disipline etme gereği duymamaları var. Böyle olunca sorumluluk da almıyorlar. Sorumluluk alamayan insanlar boş olur. Bir de hak talep ediyorlar. Sorumluluk duygun yoksa hak talep edemezsin. Çünkü hakkın temelinde sorumluluk vardır. Aksi de mümkün değildir. Hindistan’ın kurucusu Mahatma Gandhi’nin anasına sormuşlar; “Nedir bu hak?” Okuması yazması olmayan bir kadından bahsediyorum. “Her hak sorumluluk getirir,” demiş; “yoksa o hak değildir.” Söylediğim bu işte. Bak işte o kadının yüzünde hayat vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Dedelik çok iyi bir şeymiş. Heyecan veren, onun seninle kurduğu bağ değil sadece; küçük bir insanın büyüdüğünü, hayata bağlandığını görmek insanı heyecanlandırıyor. Sevgi vermek çok önemli... Sevgiyle büyüyen her insan iyi bir insan olur. Biliyor musun, artık kızıma bile daha farklı bir gözle bakıyorum. Çünkü o benim şımarttığım küçük kızım değil, bir anne artık. Onun da daha çok üstüne titriyorsun. Torun, insanı hayata bağlıyor; toprağa bağlıyor; geleceğe bağlıyor. Endişe boyutun artıyor. Ben çocuğumu da çok severim ama bu duygu farklıymış. Diyebilirim ki hayattan istediğimi aldım, bu bana yeter.
Çocuğunuzu, sadece kendisi olduğu, çocuğunuz olduğu için sevin. Bizdeki büyük yanılgılardan biri, insanlarımızın kendi başaramadıkları şeyleri çocuklarından beklemesidir. Bunubyapmayın, çocuklarınıza kendi yükünüzü yüklemeyin.