Ey, dolunay,
Görseydin son bir kez çektiğim azabı,
Gece yarılarına kadar
Bu masanın başında oturduğumu:
Kitapların ve kâğıtların üstünden sonra,
Hüzünlü dost, sen görünürdün bana!
Ah, gezebilsem dağların doruğunda
Senin sevgili ışığında,
Mağaralarda ruhlarla süzülüp,
Çayırlarda alacakaranlığınla örülüp,
Ve sıyrılıp tüm bilgi dumanından,
Şebnemlerinde yıkanarak kavuşsam sağlığıma!
Henüz kafası karışık, hizmet etse de bana,
Aydınlığa kavuşturacağım onu çok yakında.
Bahçıvandır bilen ağacın yeşereceği zamanı,
Çiçek ve meyvenin geleceği süsleyeceğini.