Nereden anlayacaksınız ki - ayaklarınızın altında sapasağlam kaldırım taşları; çevrenizde sizi cesaretlendiren, kollayan iyiliksever komşular; bir ayağınız kasapta, bir ayağınız poliste; skandallardan, darağaçlarından ve tımarhanelerden kutsal bir dehşet duyarak yaşayan sizler - iyiliksever bir komşunun kamusal görüşleri kulağınıza fısıldayan uyarı sesi olmadan yapayalnız kalan bir insanın ayaklarının - mutlak yalnızlıkta, polis yokluğunda - sessizliğin ortasında - mutlak sessizlikte - hiçbir kısıtlamaya maruz kalmayınca ilk çağların neresine gidebileceğini nereden bileceksiniz?
Cennetteki o ikiliye bir seçme şansı veriliyor: Özgürlüksüz mutluluk, mutluluk olmadan özgürlük. Üçüncü seçenek yok. O budalalar özgürlüğü seçti ve ne oldu? Tabii ki çağlar boyunca zinciri arzuladılar. Dünyanın çektiği acı buydu işte.