Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz ama bunlar hep hikâye. Odaklanma hissinizle birlikte siz, hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi programlaması mümkündü. Bundan yıllar sonra Instagram'ı tasarlayanlar da şöyle soracaklardı: Kullanıcıları kalpler ve beğeniler yoluyla selfi çekmeye özendirsek fazladan yem almak için sol kanadinı açıp duran güvercinler gibi saplantılı biçimde bunu yapmaya başlarlar mı acaba? Skinner'in
esas tekniklerini alıp bir milyar insana uygulayacaklardı.
Ütopyalılar, sözgelimi gökyüzünde bakacak onca yıldız varken insanın bir taş parçasındaki donuk ışıltıya niçin hayran kaldığını yahut giysisi daha ince yünden yapıldı diye kişinin kendini başkalarından niçin üstün görme aptallığına düştüğünü anlayamazlar. Ne de olsa o güzelim giysiler de bir zamanlar koyunların üstündeydi ve kimseyi bir koyundan daha yüksek bir konuma getirdiği de görülmemişti.