"Yaşayın, yaşayın. Karışın şu büyük akışa! Biz neyiz ki?.. Şu koca tarihte şu akıp giden ırmağın yanında bir damla su bile değiliz... Bırakın kendinizi..."
"Bir gün, “benim için şiir yazdın mı hiç” demiştin. Göstermiştim, “şu heves sensin, şu incinmiş gurur sen, şu utangaç aşk, şu Posta Caddesi’ndeki daktilo sesi, çocukların okul dönüşü sevinci sen.” Kuşkuyla bakmıştın yüzüme. Kirpiklerim içime dökülüvermişti. Susarak büyümüş iki çocuktuk biz, kendisini sevmeyi bilmeyen. Yanımızda birisi olmadan sevincimizden utanırdık."