Kendimi uzun uzun anlatmak ve susmak arasında gidip geliyorum çoğu zaman. Hiçbir zaman tam anlamıyla hissettiklerimi anlatamayacağımı, anlatsam bile anlaşılmayacağımı bildiğimden susmayı tercih ediyorum. Hatta içimde biriktirdiklerimi kendime bile anlatmıyorum.
Yazıp yazıp siliyorum hep, cümlelerimi toparlayamıyorum. Bir şeyler yolunda değil biliyorum fakat inatla her şey yolundaymış gibi davranıyorum.Bazen düşüncelerim arasında kayboluyorum ve bazen de düşünmekten kaçıyorum.Böyle nereye kadar devam edecek diye sormuyorum artık kendime.
Çünkü cevabını bilmiyorum.
Sadece bir köşeye çekiliyor sessizce yolunda gitmeyen ne varsa bir an önce son bulmasını bekliyorum..
"...gene de ben ondan bilgiliyim ;
Çünkü o hiçbir şey bilmediği halde bildiğini sanıyor; ben ise bilmiyorum ama bildiğimi de sanmıyorum. Daha doğrusu bilmediğimi biliyorum; demek ki ondan biraz daha bilgeyim."
İçinde bir dürüstlük kıvılcımı olan bir insanın ölme ya da yaşama şansını hesaplamakla uğraşmaması gerekir.Hesaplaması gereken biricik şey bir şeyi yaparken doğru mu yoksa eğri mi,iyi bir insan olarak mı yoksa kötü bir insan olarak mı davrandığıdır.