Berkecan

Berkecan
@BekoTuran
Radyo, TV, Sinema Müzisyen
Social Media Content Specialist
Üniversite
Ankara
Ankara
440 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2018 105. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2018 00:28
Gizem romanları her yerde. Ama gizemini gerektiği gibi koruyabilen gizem romanı da bir o kadar az. Beni bu konuda son zamanlarda en çok etkileyen roman "Kurak" olmuştu. Bir oturuşta ağzım açık okumuştum. Jane Harper'da bu işin hamuru varmış belli. Aynısını şimdi C.J. Tudor için de söylüyorum. Gizem bulmak kolay, gizemi korumak zor. Tudor'un gizemini koruma şekli oldukça sıradışı. Roman boyunca bir ileri bir geri yapboz parçaları topluyoruz, aynı zamanda Tudor romanın gerçekliğini diri tutmak için olayları başarılı bir şekilde detaylandırıyor, bu yeteneği King'e olan hayranlığı ile açıklamak da gayet mümkün. Karakterlerimiz fazla, kendilerini tam anlamıyla tanıyamasak da bizler için karanlıkta kalmış birer figür değiller. Otuz yılı aşmış arkadaşlıkların konu alınırken daha detaylı anlatılması benim okur olarak tercihim olurdu, fakat büyük bir şikayet konusu da değil. Zaten şikayet edecek bir şey yakaladığınız an Tudor lafı ağzınıza tıkıyor. Hikayede birtakım boşluklar buldum, ne kadar denesem de hiçbir yapboz parçasıyla arayı dolduramadım, iki çöp adam çizeyim de dolsun dedim, maalesef çizimim kötü. Tam bu konuda şikayet edecekken laf ağzıma tıkıldı. Tudor'un bazen her şeyi bilmeye gerek olmadığını telkin etmesi sonucu, işin peşini bıraktım ve romanın büyüsünün bozulmasına izin vermedim. Bu durum, romandaki hatayı göz ardı etmek değildir, aksine bir hata varsa bile onu başarıyla yok etmektir. Sonuçta etkileyici olan bir şeyin önüne kolay kolay geçemezsiniz. Konumuz klişe olsaydı bile, bu ince yetenekleriyle Tudor onun da altından kalkardı diye düşünüyorum. Bizleri kendine esir eden bu tarz romanlardan piyasada daha fazla görmek isterim. Ne polisiye, ne gerilim; tam anlamıyla bir gizem okumak insanı dinç tutuyor. Bir yazar için bir gizemi koruması ne kadar zorsa,
Çöp AdamC. J. Tudor · Pegasus Yayınları · 2018987 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 104. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2018 17:44
İthaki'nin Karanlık Kitaplık serisi Bilim Kurgu Klasiklerine yetişeceğini erkenden haber veriyor sanki. Şimdiden elimize geçen eserlere baksanıza! Poe var, Bradbury var, Machen var, Lovecraft de yolda. Daha ne isteyelim. Korku edebiyatının kilometre taşlarından bahsediyoruz, gerçek anlamda! Karanlık Kitaplık bizlere şu an sahip olduğumuz edebiyatın başlangıç noktalarını veriyor. Bunu da en vurucu eserlerle yapıyor. "Nantucket'lı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü" kelimenin tam anlamıyla vurucu bir eser. Hem anlatımıyla, hem içeriğiyle hem de gerçekliğiyle vuruyor. Asıl vurucu yanı da gerçekliği. Roman, Poe'nun kurgusu, fakat bu kurgunun oluşturulması tam anlamıyla mükemmelliğe bir örnek. Eserin girişinde, kitabın nasıl yazıldığına dair bir kısa açıklama var. Burayı çok fazla açmak istemiyorum çünkü, o kısmı okuduktan hemen sonra romana adım atmak muazzam hissettiriyor. Poe'nun hayal gücüne düşmekten korkarım. Keşke kendisiyle tanışabilseydim tabi ki, kim istemez ki? Ama bir romanını yaşamak, şahit olmak ne kadar korkutucu olurdu düşünemiyorum. Korkudan bahsediyorum fakat bu romanda karşılaşacağınız unsurlar, kocaman yaratıklar, gemilerdeki hayaletler veya krakenler değil. Tamamen insani unsurlarla karşılaşacaksınız ve asıl kanınızı donduracak olan şeyler de bunlar olacak. Roman, anı şeklinde ilerliyor. Pym'in başından geçen akıl almaz olaylar akılda kaldığı şekilde bize aktarılıyor. Romanın ilerleyiş şeklinden dolayı ne kadar akıcı olacağı ilk başta şüpheye sebep olabilir. Gemici terimleri, yoğun detaylar ve bunun gibi şeylerle karşılaşacaksınız. Ama biri bile o ilk baştaki şüpheyi beslemeyecek. Zaten ilk elli sayfayı tamamlamadan o şüpheyi de kaybedeceksiniz. Kitaba çok yoğun bir günümde başladığım için pişman oldum. Yoğunluk yüzünden kitabı okuyamadığımdan değil, kitap
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in HikayesiEdgar Allan Poe · İthaki Yayınları · 2018987 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 103. kitabı
Her şey çok güzel. Kitap zaten mükemmel, bir de harika çizimlerle bezenmiş bir uyarlamamız var. Ben bir sorun göremiyorum. Koskoca kitap altı tane çizgi romana... Burada duralım. Evet, koskoca kitap altı çizgi romana çevrildi de, bize kaç tanesi çevrildi? Altın Kitaplar, bu zamana kadar Stephen King kitapları konusunda bizleri çok üzmedi. Son zamanlarda etiketteki fiyatların durmadan artmasını saymazsak elbette. Çizgi romanlar konusunda biraz üzgün olduğumu söylemeden edemeyeceğim maalesef. Kara Kule çizgi romanlarının hepsi dilimize çevrilmedi. Belki ileriye dönük bir planları vardır diye umuyorum. Fakat ülkemizde satışa sunulan Stephen King çizgi romanlarında Kara Kule'nin altı adet çizgi romanının sonun bir de Mahşer çizgi romanı eklenmiş. Mahşer'in Kara Kule serisi ile yoğun bağlantı içinde olduğunu biliyoruz. King evreni tamamen Kara Kule üzerine kurulu olduğu için "yoğun" kelimesini belirtme ihtiyacı duyuyorum. Fakat bu bağlantı, çizgi romanları bu şekilde sıraya koymayı gerektirmiyor. Birtakım kafa karışıklıklarına ortam hazırladığını da yazılan yorumlarda görmüştüm. Şu an hakkında bir şeyler karaladığım bu çizgi roman, kitabın yalnızca giriş bölümünü konu alıyor. Mahşer'i okuduktan sonra da gayet eğlenceli bir serüven oluyor. Fakat geri kalan beş çizgili çevrilmezse, her ne kadar kitabı virgülüne kadar bilseniz de bir eksiklik duygusu yaşatıyor. Mahşer: Kaptan Trips, çoğu sitede tükenmiş görünüyor. Benim gibi rafta arta kalan bir taneye denk gelmediğiniz sürece ulaşması biraz zor bir eser. Ülkemizde kitaplar için apayrı bir karaborsa dönüyor bilirsiniz. Bu yüzden umuyorum ki, Altın Kitaplar diğer çizgi romanları da seriye katar ve ilk eseri de katarak yeni bir baskıya girişir. Stephen King'in Sadık Okurları yarı yolda bırakmayacaktır.
Mahşer - Kaptan TripsStephen King · Altın Kitaplar · 2013189 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2018 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2018 19:27
Stephen King, akla hayale sığmayacak yaratıcı konular oluşturmakta ne kadar ustaysa klişeler üzerine yazarken de dudaklarımızı uçuklatan bir kalem gücüne sahip bir yazar. Bunun örneklerini daha önce de gördük. Mesela; Colorado Kid. King, gazetede denk geldiği bir haber üzerine aldığı ilhamla kısa bir roman çıkarıyor ortaya. Kaleminin akıcılığı ve merak uyandıran ilerleyişi ile yine kaliteli bir eser sunmuştu bizlere. Cujo'yu da burada örnek gösterebileceğime inanıyorum. Klasik kuduz köpek dehşeti bu kadar güzel anlatılamazdı, yazdığım yazıda bunu da belirtmiştim. Klişe bir konu, fakat işleyince altına dönüşmüş bile denebilir. "Mahşer" dahil birçok roman hakkında bu iddiamı sürdürebilirim. Elbette bahsettiğim durum yaratıcı romanları olduğu kadar yaratıcı olmayanları da var demek değil. Mahşer'in yaratıcı olmadığını iddia etsem bu klavye parmaklarımı kırardı. Fakat, Mahşer'in birçok hastalık bazlı korku/gerilim hikayesinin arasından sıyrılan bir roman olduğunu göz önünde bulundurursak; klişe bir konunun işlenerek tüm zamanların en iyi destanlarından biri haline getirilmesine şahit olduğumuzu fark edebiliriz. "Korku Ağı", Stephen King'in Bram Stoker'ın Dracula'sından ne kadar etkilendiğinin somut kanıtı. Bunu önsöz, sonsöz dahil her yerde belirtiyor. Röportajlarında dahil her zaman belirttiği bir gerçektir Dracula'dan ne kadar etkilendiği. Korku Ağı'nın üst düzey bir Stephen King romanı olmasının nedenleri çok. En başta, King harika analiz yapıyor. Dracula'yı okumuş ve etkilenmiş bunca yazar varken neden ondan esinlenen en iyi romanlardan biri King'in elinden çıkıyor? Bu hem iyi analizinin, hem de konuyu özgün bir hale getirecek harika eklemeler yapabilmesidir. Vampirler hiçbir zaman beni korkutan mistik yaratıklar olmamışlardır. Fakat, gecenin bir yarısı camın önünde
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,376 okunma