Bir aşk düşüyorsa, artık konuşmuyorsa, içini kapatıyorsa, ruhu kendi içine gömülmüşse, yanlızca biz değil, ona inanan yanlarımız da yavaş yavaş ölüyordu.
Çünkü bütün dertliler gibi derin, içli bir boşluğa düşmüş, besbelli etrafındaki dünyaya aldırmadan o boşluktaki hatıralarıyla konuşur gibi duruyordu karşımda.