Mine

Neyzen Tevfik'i, ilk kez bir sinemaya götürmüşlerdi. Sinemada bir Tarzan filmi oynuyordu. Tarzan, bir avcı gurubuyla Afrika'ya gelmiş olan bir İngiliz kızını, vahşilerin elinden kurtarıyor ve sonunda ingiliz kızıyla sevişiyordu. Sinemadan çıkışta, Neyzen'e film hakkındaki düşüncesini sormuşlardı. Neyzen, - Bir kez daha anladım ki, her kurtarıcı sonunda kurtardığını mutlaka beceriyor, demişti.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Reklam
Ve partilerin hiçbiri, "Hukukun üstünlüğü; yasaların sade yönetilenler için değil, yönetenler için de geçerli olması; ve saydamlık" ilkelerinden yana değildiler... Sadece iktidarlara ait avantaları ele geçirmekten yanaydılar.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Ya Köyceğiz'in şalvarlı, güleç yüzlü, sevecen, şişmanca köylü kadınları... Ne olduğundan fazla görünme efelenmesi var onlarda; ne de yarım aydın kompleksinin, yersiz bilgiçlik taslama zorlanması...
Sayfa 106·Kitabı okudu
Aşı Koyu'nun uzaklarında şıkır şıkır bir deniz uzanıyordu sonsuzluğa... Fakir Baykurt'u düşünüyordum. Galiba gözlerim de doldular gibi oldu biraz...
Sayfa 100·Kitabı okudu
Şu bizim Ankara egemenleri, ne kadar da çok eziyet ettiler ozanlara, yazarlara, sanat ve düşünce insanlarına... Ne istediler ki Suat Derviş'ten, Ruhi Su'dan, Hasan İzzet Dinamo' dan, Aziz Nesin'den, Sabahattin Ali'den, Rıfat Ilgaz'dan?
Sayfa 99·Kitabı okudu
Reklam