Sevda Poyraz

9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 10:18
Hakan Yücel’in Kurbanlık Oyun kitabını elime aldığımda, o güneş gözlüklü koyun figürü zaten bana bir şeylerin “ters” gideceğinin sinyalini vermişti. Ama itiraf etmeliyim ki, sayfaları çevirdikçe karşılaştığım o sert gerçeklik beni beklediğimden çok daha fazla sarstı. Kitap, hepimizin bir şekilde içinde olduğu o devasa “sistem” çarkını öyle bir yerden eleştiriyor ki, okurken kendinizi hem kurban hem de cellat koltuğunda otururken bulabiliyorsunuz. “Adalet gerçekten güçlülerin elinde bir oyuncak mı?” sorusu, kitabın her bölümünde adeta tokat gibi yüzünüze çarpıyor. Yazar, sadece bir hikaye anlatmıyor; aslında hepimize bir ayna tutuyor. Kendi yarattığımız hırsların, hataların ve canavarların nasıl birer kurbanı haline geldiğimizi görmek bazen can yakıcı olabiliyor. Benim için kitabın en etkileyici yanı, o gri bölgeyi çok iyi işlemesiydi. Yani kimse tamamen masum değil, ama kimse de sadece “kötü” değil. Herkes kendi oyununun kurbanı olma yolunda ilerliyor. Eğer “okuyup geçeyim” tarzı bir kitap arıyorsanız, bu o değil. Ama “beni biraz rahatsız etsin, düşündürsün, bakış açımı değiştirsin” diyorsanız, kesinlikle şans vermelisiniz. Kısacası; adaleti, gücü ve kendi seçimlerimizi sorgulatan, bittikten sonra bile zihninizde dönüp duracak bir yolculuk bu. Ben okurken çokça durup düşündüm, umarım siz de aynı derinliği hissedersiniz.
1000Kitap
Kurbanlık OyunHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2024154 okunma
Reklam
Gelmenin bir vakti yoktur.
7/10
·184 syf.··
2025 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 07:28
DOĞU’NUN LİMANLARI - Amin Maalouf Bir insanı kaç yıl bekleyebilirsiniz? Doğunun Limanları’nı bana tek kelime ile anlat deseniz bu cümleyi söylerim, bu soruyu sorarım. Bu kitap bir film olabilirdi. Roman, aidiyetlere, insan ayrımına dair ne varsa hepsine bir isyan içerir.  Doğunun Limanları, bir vakitler Avrupalıların doğuya giriş yaptıkları, tespih taneleri gibi sıralanan ticaret kentleridir; bazı Akdeniz limanlarına Fransızların taktığı addır. Amin Maalouf, romanın baş kahramanı olan İsyan ile 1976 tarihinde Paris’teki bir metroda tanışır. İsyan, annesi Ermeni olan bir Osmanlı prensidir. Romanın hem başkahramanı hem de anlatıcısıdır. Maalouf ise, sadece sorduğu sorularla onun başından geçen olayları dinleyip kaleme almış. Kitabın kahramanı Kitapdar’dır. Kitapdar “isyan” anlamına gelir. Babası  direnişçi olmasını istediği için ona bu adı vermiştir. Hâlbuki o doktor olmak istemektedir İsyan, Osmanlı prensidir ama  bir Yahudi ile evlenir ve en yakın arkadaşı da bir Ermeni’dir. İnsanların milliyetlerinden çok insan olmak ortak paydasında buluşmaları gerektiğini ana fikir edinmiş bir kitaptır Doğunun Limanları.  Kitabdar bir Müslüman’dır ama Yahudi olan Clara ile evlenir. Kitapdar tıp öğrenimi almaya gittiği  Paris’te hiç  ilgisi olmamasına rağmen bir direniş  örgütüne katılıyor. Karısından ve kızından ayrı düşüyor. Memleketine dönüşünde krallar gibi karşılanıyor, tımarhaneye düşüyor. Doğunun Limanları’ndan Alıntılar  “Aylarca sessiz kalırım, neredeyse konuşmayı unutacak kadar, sonra birden baraj yıkılır ve ne varsa; neyi tutmuşsam her şeyi koyuveririm. Bitmez tükenmez bir gevezelik başlar ve daha susmadan pişman olurum.” “O dönemde ona gücenmiştim. Başımı suyun üstünde tutmak için çırpındığım bir sırada elimi bırakıyor hissine kapılmıştım. Onun için de çok kötü
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 11:51
Seray Şahiner’in ANTABUS’u ; bir “üçüncü sayfa haberi”nin arka planını, öncesini ve sonrasını bütün çıplaklığıyla gösteren çarpıcı bir roman. Televizyonda otuz saniyede, sosyal medyada yüz altmış karakterde tükettiğimiz kadın hikâyelerinin aslında ne kadar derin, ne kadar kanayan bir hayattan geldiğini Leyla’nın ağzından duyuyoruz. Leyla; şiddetle büyütülen, çalıştığı yerde istismara uğrayan, zorla evlendirilen, adım adım kendi hayatından koparılan bir kadın… Ama Şahiner, bu acıyı “acı festivali”ne çevirmeden, mizahın keskinliğiyle, gerçekliğin ağırlığını dengeleyerek anlatıyor. Bazı cümlelerde acı acı gülümserken, bazı sayfalarda boğazınıza bir yumru oturuyor. Kitabın dili konuşma dili, Leyla’nın sesi çok gerçek; kimi zaman uzatmaları, kimi zaman kırgınlığı, kimi zaman isyanı kulağınıza çarpmış gibi hissediyorsunuz.Sanki yanıbaşınızda sizle sohbet ediyor.Karakterin dönüşümü, yüz sayfalık bir roman için şaşırtıcı derecede derin ve güçlü. Bu hikâye bir kurgu ama her satırı ülkenin dört bir yanında yaşanan hayatlardan sadece bir tanesi. Belki komşumuzun, belki öğrencimizin, belki hiç bilmediğimiz bir kadının sesi Leyla. Antabus, kadın hikâyelerinin medyada romantize edilmesine, zoraki evliliğin “masal” gibi sunulmasına, şiddetin görünmez kılınmasına karşı sert bir hatırlatma. Küçücük bir roman ama çok gerçek, çok yaralayıcı ve çok önemli. Türkiye’nin ne yazık ki acı gerçeği. Kadınlar, erkekler, herkes okumalı. Çünkü bu hikâye sadece Leyla’nın değil; bu ülkenin sessiz bırakılan bütün kadınlarının hikâyesi.
1000Kitap
AntabusSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20255,3bin okunma
Hiç böyle beklemiyordum
5/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 10:00
Livaneli’nin Eylül 2025’te yayımlanan Bekle Beni’si, hem kişisel izler taşıyan hem de Türkiye’nin darbeli yıllarına bakan bir roman. Ancak yazar, kendi yaşamıyla kurgu arasındaki mesafeyi korumaya çalışırken karakterlerin gerçekliğini daraltıyor. Selim ve Leyla, derinleşemeyen, sanki bir “piyes”in repliklerini okuyan figürlere dönüşüyor. Aşk hikâyesi yüzeysel; tensel yakınlık neredeyse hiç yok. Direniş, siyasi dönemler ve hapishane sahneleri ise zaman zaman etkileyici olsa da tarihsel tutarsızlıklar okuru metinden uzaklaştırıyor (örneğin Madımak Oteli ya da Erdal Eren olayı) Bu noktadan sonrası spoiler içerir. Kitabımız aşk, isyan, umut, dostluk, direniş gibi duyguları barındırıyor. 186 sayfalık kitap bence 300-400 sayfalık kitaplık konuyu içeriyordu. Eleştirmek haddim değil belki ama Selim ile Leyla lisede sevgili oluyorlar bir bakıyorsun evlenmişler, evliler Selim ne iş yapıyor nasıl düşünceleri var anlamadan Selim hapse atılıyor. Sonra bir anda hapisten çıkıyor İsveç'e gidiyor. Bir anda Leyla ve kızı Zeynep'de İsveç'e gidiyor ve kavuşuyorlar. Bu olay geçişleri de anlatılıp daha uzun ve derin bir roman olsaydı sevecektim. "Beklemek, özlemek, beklemek, özlemek... Hayat bu iki kelimenin arasında sıkışıp kalmıştı. Çıkar yolu yoktu en acısı da buydu. Kafka'nın davası gibi bir sabah uyandık suçluyduk neden nasıl bilmeden...” “Tek suçumuz okumaktı. Kendimizi geliştirme isteğimizdi.” Okumanın suç olduğu, aydınların eğitimlilerin yaşamalarının tehdit olarak algılandığı 1968 sonu 1970 yılları Türkiyesinden sesleniyorum size kulak verir misiniz?" Romanın en zayıf halkası klişelere yaslanan cümleler ve aşırı didaktik mektuplar; en güçlü yanı ise Selim’in yurtdışına çıktıktan sonraki bölümlerde yakaladığı daha gerçekçi ton. Bekle Beni, Livaneli okurları için tartışılacak
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
10/10
·48 syf.··
2024 3. kitabı
Son derece çarpıcı bir çöküş hikayesi. Fransız sarayında Louis döneminde fazlaca etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşam öyküsüne dayanır. Gözden düşen ve kral tarafından Normandiya’ya gönderilen Prie’yi ne kadar süreceği belli olmayan bir sürgün beklemektedir fakat o buna bir süre karşı çıkmaya çalışır. Çünkü iktidar savaşları,entrikalar ve eğlencelerden ibaret olan boş saray günleri hayatında anlamlı olan şeylerdir. Sürüldüğü malikanesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını canlandırmaya çalışır. Bütün dikkatleri üzerine çekmek için inanılmaz planlar yapar fakat günden güne çöküşünün farkında değildir. Tek solukta okuduğum ve yeniden yeniden okuduğum etkileyici bir senaryo.
1000Kitap
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Reklam