Sevginin bir ışık gibi vücudundan fışkırdığını sanıyordu. Sanıyordu ki her gören, ilk bakışta, onun bu adama sevdalı olduğunu anlar. Oysa aşk ışık kadar bile maddesel değildi ve renksizdi.
Ve şoförün yanında Madam Seta. Elini sallamıştı yanından geçerken, sonra başını çıkararak geride kalan Filiz’e doğru tuhaf bir hareket yapmıştı. Sormayın başımıza gelenleri, sonunda ev sahibi bizi evinden attı, sokakta kalacak değiliz ya, başımızı sokacak bir delik bulduk, işte gidiyoruz, demekti bu hareketin anlamı ya da buna benzer bir şey.