Selamlar, bu kitabı aşırı aşırı beğendim. Yaklaşık 3 senedir kitaplığımda beni bekliyordu ve tatile giderken götürdüm sonra arka kapağını okuyup çok güzel olacağını hissettiğim için daha keyifle okuyacağım bir zamana erteledim ve doğru bir karar vermişim.
Neden sevdiğimi anlatayım. Bir kere evren çok özgün sürekli aynı güçlerin ve klişe karakterlerin geçtiği fantastiklerden sıkılmıştım. Özellikle de ana karakterlerin ilk 100 sayfada birbirini *ldürecek gibi davranıp daha sonra ışık hızıyla ve aşırı aşık oldukları kitaplardan çok bıkmıştım. Bu kitap iyi geldi çünkü baş karakterlerimiz saldırgan değildi ters köşeler vardı olaylar yavaş yavaş çözüldü güzeldi yani.
Hemen konusundan bahsedeyim.
Evrenimizde bahşedilenler denen bir grup var. (Söyleyenler,değişenler,dönüştürenler,iyileştirenler şeklinde 4 güce ayrılıyorlar.) krallığa zarar verdiği için bu kişiler öldürülüyor. Başkarakterimiz Lark da Kral tarafından bu sebeple öldürülen annesi gibi bir söyleyen,kelimeleri kullanarak kapı kilidi açabiliyor sel getirebiliyor cam kırıyor daha neler neler. Diğer başkarakterimiz Kralın oğlu Tiras (Şuan babası olmadığı için kral unvanı onda) Tiras, Lark'ın babasının krallığa olan borcunu ödemediği için Lark'ı rehin alması ona okuma yazma öğretmesi ve Lark'ın kaybettiği gücünü ona geri sağlaması ile hikayemiz başlıyor.
Gayet keyifli bir hikayeydi kesinlikle öneririm.