"Okumaktan mana ne/Kişi Hakkı bilmektir/Okudun da bilmedin/ Ha bir kuru emektir," dörtlüğünü benim gibi yıllarca ne için okudu- ğunu bile doğru dürüst bilmeyenlere ithaf etmek lazımdı doğrusu!
Medrese ekolü akli bilginin naklini, yani tahsili esas almıştı. Buna kısaca "ilim" de denilebilir. Tasavvuf ekolü ise akıl dışında gönül yolunu da ortaya koyarak ilahî menzile varma yolunda aşksız ka- natlanılamayacağını söylüyor; ibadetin bu yolda esas değil, vesile olduğunu dillendiriyordu.
Ne biliyorum ne de bilmediğimi biliyorum.
Her zerrem işgal edilmiş gibi,
Çekildikçe çekiliyorum.
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum.
Neredeyim nasılım bilmiyorum.
Yâr dan uzaklaşırım, göremiyorum.
Acıyorum halime bir tutar dal arıyorum.
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum.
Hasret mi içimde ki yoksa aşkın kendisi mi ?
Gidiyorum ama yönüm yine Yâr mi ki ?
Düştüğüm öyle bir uçurum görünmez dibi,
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum.
Fırtınalar seller karlar yaşarken içim.
Hakikattir bağlar beni kesim kesim.
Dost yüzün görsem diye çıktığım bu yolda,
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum.
Selam olsun tüm kaybedişlerime,
Selam olsun kaybettiğim özüme.
Ve aleyküm selam diyebilseydim Azrail'e,
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum..
Ölüm var diye seslenirken yüreğime,
Ölümün sesini duyuyorum.
Sevelim sevilelim derken ahuzarile,
Üzgünüm bile bile intihara gidiyorum.