Her atılım ilk başta
göründüğünün ancak yan büyüklüğündedir. Ama sorarım
size, insanlar ellerine geçirdikleri bir şeyi ne zaman karmakarışık,
ne zaman eciş bücüş bir duruma sokmamıştır?
Herkesin bir ruh yaşamı var,
dolayısıyla herkes kendine bir psikolog gözüyle bakmakta;
ancak, gerektiği gibi hakedilmiş bir unvana benzemiyor bu.
Anlatıldığına göre bir yerde "dadılık" arayan bir kadına
sormuşlar, çocukların dilinden anlıyor musun? demişler o
da "Elbette" diye cevaplamış, "ben de bir vakit küçük bir
çocuktum."
...söz, birbirimize duygularımızı
açıklamada başvurduğumuz bir araçtır; başkalarını
etkilemek istiyorsak, izlememiz gereken bir yoldur. Sözler
dille gelmez rahatlıklar salar insanın içine, beri yandan korkunç
yaralar, Herşeyin başında eylem vardı. Ona şüphe
yok, söz sonradan geldi, eylemin yumuşayıp söze
dönüşmesi bazı koşullar altında uygarlığın sağladığı bir
basandır. Ama yine de söz işin başında bir büyü, majik (sinirsel)
bir eylemdi, hâlâ da bu eski gücünü geniş ölçüde
korumaktadır.
Kaç insan durmuştur mest eden ırmakların kenarında,yine de duyamamıştır suların anaç ninnilerini,tadını çıkaramamıştır hiç bitmeyen dalgaların büyüleyici oyununun.