Kitabı incelemeden önce yazar Stefan Zweing'ın hayatını kısaca ele almak istiyorum. Avusturya doğumlu yazar 2. dünya savaşında Almanya'nın ve Gestaponun yaptıkları sonucu karamsarlığa düşerek eşiyle beraber 1942 yılında intihar etmiştir.
Kitap psikoloji bilimi açısından kaleme alınmıştır.
- Kitap bir gemi seyahatinde yolculuk eden dünya satranç şampiyonu Czentovic,
- 2. dünya savaşında esir düşen ve bir hücrede sadece yemek verilerek psikolojik yıkıma uğratılarak konuşturulmaya çalışan avukat Dr B. ve satranç seven kişiler arasında geçmektedir.
Dr B. 'nin esir düştüğünde yaşadıkları ve hayatta kalma mücadelesi de konu almaktadır. Esir psikolojisinden kurtulmak için kendi hafızasından satranç oynayarak hayatta kaldığını daha sonrasında esaretinden kurtuluşu kaleme alınmıştır.
Gemi'de Hayatında hiç satranç oynamamış Dr B ve satranç şampiyonu Czentoviç'in mücadelesi soluk soluğa insan psikolojisi üzerine oyunlar oynanarak nasıl kazanılacağı gösterilmektedir.
83 sayfalık bir solukta okunan bilinmiş bir eserdir.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279bin okunma
Sorguya her götürülüşte beklemek zorunluydu: Bu bekletme de tekniğin bir parçasıydı. Önce gecenin bir saatinde seslenerek, hücreden ansızın alarak sinirleri geriyorlardı ve sonra, insan kendini sorguya hazırladığında, direnmek için aklını ve iradesini seferber ettiğinde, bedeni yormak, ruhu da zayıf düşürmek için sorgudan önce bekletiyorlardı, anlamsızca, anlamsızca bekletiyorlardı...
Satranç, insanoğlunun icat ettiği öteki bütün oyunlar arasında kendini bağımsızca rastlantının her türlü tiranlığının dışında tutan ve zafer taçlarını yalnızca tine ya da daha doğru bir deyişle, tinsel yeteneğin belli bir türüne sunan tek oyundu.